http-equiv='refresh'/>

21 Eylül 2012 Cuma

Uzak durulası insan tipleri

1.Saldırgan yapıdakiler
2.Şikayet halini üstünden atamayanlar

Bu iki özelliğin tanıdığım bir anne-kızda buluşması beni bu yazıyı yazmaya sevk etti. Önce kıza bakarsak; 2 tane çocuğu var. Kendisi 2.çocuktan sonra iş hayatına dönmeye karar verip çocukları annesine emanet etti. Büyük oğlu 4 buçuk yaşlarında, ufağı da Eda kadar. Dün kendisi işteyken büyük oğlu sokakta oynadığı esnada düşmüş ve suratı sıyrılmış. Akşam bunu gören anne çocuğun bakıcısını yani kendi annesini azarlamış epeyce. “Neden dikkat etmiyorsun anne, ne biçim ilgileniyorsun” diye paylamış. Ne diyebilirim ki? Sanki ‘çocuk düşe kalka büyür’ sözünü hiç duymamış. Ne kadar korursan koru illa ki düşecekler. Öyle öyle düşmemeyi öğrenecekler. Her dakika da kollarsan yarın çocuk okula başladığında ne yapacak? Ki yeni yasaya göre başlamasına pek de bir şey kalmadı. Elbette canımız yanıyor onlara en ufak zarar gelmesini istemiyoruz ama bu kadar basit bir olayın sorumluluğunu birine yüklemek çok aptalca. Saldırgan insanlar grubuna sokuyorum ben böylelerini. Olur olmaz her olayda bir sorumlu bulur, olağan gücüyle saldırırlar ona.



Tüm bu anlattıklarımı nasıl biliyoruz peki? Hayır, olanlara annem tanık olmamış. Sadece ufaklığın yüzündeki yarayı görmüş. Gerisi anneannesinin anlatımıyla bize ulaştı. Kadının çok morali bozulmuş tabii. Hem çocuklarına bakıyorum hem de böyle çocuk gibi fırça atıyor bana diye içerlemiş. Ardından da başlamış şikayete...Çalışmasın kendisi baksın madem, ben çocuk bakmak zorunda mıyım, gibi gibi. Haklı, hiçkimse o yaşta böyle bir işle uğraşmak zorunda değil. Bunu üstlenmeyen anneleri anlayışla karşılıyorum. Eleştirdiğim nokta başka. Üçüncü kişilere gelip durmadan şikayet edenler, asıl konu ilgilisine hiçbir şey söyleyemeyenler. Benim annem senin sorunlarını dinlese ne olacak? Şikayet etmek bir çözüm değil. Kiminle derdin varsa aynı kişiyle bu problemi konuşmalısın. Ey şikayet etmekten başka bir şey yapmayanlar grubu; pek itici geliyorsunuz gözüme. Az laf çok iş demek istiyorum size. Şikayet doğru kişiye ulaşmadığı sürece laf salatasından başka bir şey değil çünkü.

Günlük hayatımızda çok karşılaşıyoruz aslında bu tiplerle. Her daim şikayet ederler, sistemi eleştirirler, çalışma hayatını kötülerler. Ellerine bunu düzeltmek için bir fırsat çıktığında hepsi suspus olurlar. Sanki her şeyden memnundurlar, hayat günlük güneşliktir. Kim hoşnutsuzdur ki bunlardan? Hangi densiz?

Farkındayım şu an benim de bu insanları şikayette bulunduğumu. Fakat ben farklı bir yöntem izliyorum. Memnun olmadığım noktaları değiştiremeyeceksem o kişilerden uzak duruyorum. Ben de rahat onlar da...

HB

4 yorum:

Adanın Annesi dedi ki...

2 gruptan da var tanıdığım insanlar.
Aşırı derece yorucudur birde bu tipler. Benim de annem bakıyor kızıma. Allah başımızdan eksik etmesin Haticecim
Mümkün mertebe uzak durmaya devam!!

ZeyneP dedi ki...

Ahhh ahhh!!! Bir de 3. eklemek isterim: Sürekli çevresindekilere müdahale edenler.
Sonra bu üç tipi biraraya toplar ve tanıdığım bir insanı anarım.
Yaa yaaa... Var bunlardan ve ne yazıktır uzak durulamaz bazen (en yakınınızın en yakını olabilirler mesela). O zaman size kalan yalnızca ruhunuza çöreklenen o ağır duyguyla susup oturmaktır. Allah herkese mantık ve o mantığı doğru kullanabilmek için bilinç versin, ne diyeyim...

hayat paylaştıkça dedi ki...

Çok haklısınız bende bu insanlara kızıyorum anneler bakmak zorunda değilki hem beni büyütüp hem çocuklarınıda büyütmeye.Okula başlayıncada öğretmene kızar bu tipler.

SadeAnne dedi ki...

Adanın Annesi; amiin diyorum en içten şekilde. Allah razı olsun onlardan.

ZeyneP; çok kötü bir durum olmalı. İstemediğin ot dibinde biter misali. Muhattap olmaktan kaçınmak, yüz vermemek tek çare oluyor herhalde böyle hallerde de.

hayat paylaştıkça; zorunda değiller elbette. İçinden gelmediği halde bunu yapıyorsa hem kendisine hem de çocuğuna kötülük yapıyor olur aslında. Böyle husumetler çıkar olsa olsa.

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News