http-equiv='refresh'/>

anne sütünün saklanması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne sütünün saklanması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ekim 2015 Cuma

Philips Avent #sütsaatim Projesi

Bebeği memeden kesilmeden işe başlamak zorunda olmayan anneler çok şanslı. 6 ay ücretsiz izin hakkımız var ancak hem maddi anlamda bunu kullanamayanlar çok hem de müsaade etmeyen şirketler. Dolayısıyla anneler sütlü nuriye durumunda işe başlıyor. 1,5 saatlik süt izninde eve gidip gelmek mesafeden dolayı pek mümkün olmadığında da mecburen süt sağmak zorunda kalıyorlar. Tıpkı benim yaptığım gibi. Sıkıntılara gelince…

-Süt sağmanın kendisi başlı başına sıkıntılı bir iş. Sırt ağrısı, uzun süren süresi..vs ile gayet sıkıntılı hem de. Emzirmek nerde süt sağmak nerde. Bebeğinizin gözüne bakıyorsunuz emzirirken, yumoş tenine dokunuyorsunuz.

-Yer sıkıntısı bir diğer önemli sorun. Çalıştığım şirket çok büyük bir alana sahip ve benim bulunduğum ofise yakın bir emzirme odası yapıldı, o da çok yeni bir olay. Yapıldı yapılmasına ama oda kışın buz gibi oluyor. Anahtarı deseniz bir asistanda kalıyor ve önce gidip onu bulman, anahtarı alman gerekli. Benim için kullanılabilirlikten uzak kısaca. Toplantı odalarımız ise fanus gibi, sırf cam. Bazı bayanların tuvaleti kullandıklarını duydum. Yarım saat ayakta öyle bir ortamda durarak bebeğine süt götürüyorlar düşünsenize. Bense şimdi ofisin içinde bulunan arşiv odasında kapıyı kilitliyorum. Tozlu dosyaların arasında. Lavabosuz, peçetesiz, rahat bir sandalyesiz arşiv odasında. Sonra da ofisin içindeki herkesin zeytinini, peynirini koyduğu buzdolabına götürüyorum.



-Hijyen. En önemli konu. Ben evden getirdiğim havlu peçetelerle, buzdolabı poşetleriyle temizliğimi kendimce sağlamaya çalışıyorum. Ama az önce belirttim, nihayetinde bir arşiv odası. Ne kadar temiz olabilir hayal edin. Bir de mesela ben günde 2 kez süt sağmak istiyordum ancak pompayı nasıl sterilize edeceğimi bilemediğim için günde 1 kere yapmak zorunda kaldım. Bu da sütün azalması demek tabi ki.



Oysa zor değil 1 tane minicik bir oda, içinde bir koltuk, lavabo, minik bir buzdolabı temel gereksinimler. Philips Avent Türkiye #sütsaatim isimli çok güzel bir proje başlatmış. Görselde açıklanmış. Ben de şirketimin İnsan Kaynaklarına bu projeyi ilettim. Umarım ilgilenip irtibata geçerler. Bana yetişmeyecek elbette ama bizden sonraki annelere umarım konforlu, hijyenik ve kullanışlı emzirme odaları yapılır. Siz de çalıştığınız yerde bu konuyu yetersiz görüyorsanız bu projeyle bir adım atabilirsiniz.


HB

30 Nisan 2014 Çarşamba

Rahat anneler rutin sevmez mi?

Bazen kızıyorlar bana, çocuk bu robot değil ki. Hep aynı saatte uyusun, hep yemek saatlerine uysun diye zorlama bu kadar eleştirileriyle karşılaşıyorum. Hatta bazen ben de kendime kızıyorum, neden kasmışım ki bu kadar uyusun da uyusun diye. Canı ne zaman uyumak isterse o zaman uyusun bırak stres yapma hiç diye kendime çok söyledim.
Eskiye göre rahatım da ama haftaiçi biraz daha hassasım. Çünkü sabahları zaten o kadar zor uyanıyor ki bir de geç yatarsa iyice uykusunu almadan okula gidiyor. Haftaiçi hiçbir yere gidemiyoruz sırf bu yüzden. 1 saat geç uyusun ne olacak diyenlere de cevabım var. Ufak bir formülle 1 saatin aslında çok saat olduğunu gösterebilirim.

1 saatlik kayma + bunun getirdiği uyku sapıtması < 2 saatlik kayma

Dün gece yaşadık. Annem yemeğe çağırmıştı. Bahadır Celal ile Ceren diye bir filme takılmış, Eda’nın da ilgisini çekmiş. Baktım baba kız göz kırpmadan film seyrediyorlar. Film de Şahan’ın! Neyse uyku saati gelince kalkalım dedim tabi istemedi. Birkaç kez söylememe rağmen ancak film bitince kaldırabildim. Yani saat 9:45’te! Eve git, giyin, yat derken saat 10’u geçti tabi. Yatakta da dön dön, uyuyamıyorum anne, uykum yok anne derken derken 11’den sonra anca uyudu. Yani 2 saatten fazla uykusuz kalmış oldu. Ve ben de artık rahatım, ikinci çocuk olursa uykuyu yemeği hiç de takmam artık kafama derken boş konuştuğumu anlamış oldum. Hala rahat anne olamamışım :(





Bu arada Lucello’da yeni ürünümüz anneleri ilgilendiriyor. Göz atın, pek sevimli bir yedek kıyafet torbası hazırladık.


HB

22 Mayıs 2012 Salı

Doğumdan hemen sonra süt sağmaya başlayın

LeiLeo markasının kurucusu ve emzirme reformu gönüllülerinden sevgili arkadaşım Zeynep blogunda anne sütünün sağılması ve saklanmasıyla ilgili annelerin deneyimlerini paylaşıyor. Benim kendisine yazdığım maile de bir süre önce yer vermişti. Yazının tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.


“Özellikle çalışan anneler izin bitip işe başlayınca bir panik yaşıyor; çünkü iş yerinde sağılan süt günlük ihtiyacı karşılamayabiliyor. O yüzden doğumdan sonraki ilk haftadan itibaren fırsat buldukça süt sağılıp depolanmalı. Çünkü biliyorsun sağdıkça süt daha da artacak. `Anca yetiyor, nasıl sağayım` diye düşünmemek lazım. Sağdıkça hem süt artacak, hem de ilerisi için bebeğe mama vermeye gerek kalmayacak.
Ben sürekli sağdım ilk aylarda, hatta artık sütüm o kadar artmıştı ki kızım emerken zorlanıyor diye sağma işini azaltmıştım. 5 aya kadar hem sağdım hem emzirdim yani. 5.ayda işe başladım, buzlukta sütten başka hiçbir şey yoktu diyebilirim. O kadar depolamıştım. Tabi onlar bizi epeyce idare etti. Hiç mama vermeden anne sütünden sonra katı gıdalara geçiş yaptık. Anneler süt sağma pompasını işe başladıktan sonra lazım olacak mantığıyla alıyor. Ama bence doğumdan hemen sonra kullanılmaya başlanmalı. Ben 10 aylık olana kadar falan günde 2 sefer sağıyordum. 600 cc civarı sağıyordum. Sabah çıkmadan ve akşam eve dönünce emziriyordum. Ama Eda 5 aylık olduğu için zaten yavaş yavaş ek gıdalara da başlamıştık.
10. aydan sonra günde tek sefere düşürdüm. Sağmadıkça tabii süt de azaldı, 100 cc’lere kadar düştü. Süt poşetlerine koyuyordum. Süt sağma odamız olmamasına rağmen neyseki buzdolabımız vardı. Süt sağma odası olmadığı için stajyerlerin odasını kullandım bir ara (hepsine “hadi bakalım dışarı” dedim) sonra müdürlerin seyahatte oldukları zamanlar onların odalarını kullandım asistanlarının iznini alarak. Her yolu denedim yani. En fenası o dönemde bir de ofis tadilatı oldu ve bizi şirketin en ücra köşesine attılar. Ne oda, ne buzdolabı. Orada da temizlikçilerin soyunma odasına göz diktim. Bir sandalyenin ve giyinme dolaplarının olduğu bir odada her tarafa kağıt havlular sererek işimi görüyordum. Sonra da revirdeki buzdolabına sütü götürüyordum. Akşam da yeniden alıp en son kullanıcı olan kızıma ulaştırıyordum =) Tabii bu şartların zorluğu, artık pompayla uğraşmaktan gelen fenalık (hele süt az az gelince çok sinir bozucu) ve evde emse “yeter koca eşek oldu” mantığı ile 11.ayda sağma işini bıraktım.
Şimdi pompanın nerede olduğunu bile bilmiyorum, gözümün önünden attım hemen =) Ama sonuçta kızım anne sütüyle beslenmiş oldu. Çok faydasını gördüm yani. O zamanlar 2,5 saatte bir besleniyordu. Ama 1 öğün meyveydi mesela, derken yoğurt eklendi. Bizim kız biberonu pek istemedi başlarda. Anneciğim de benim o kadar uğraşıp sağdığım sütü ısıtıp lavabodan döküyorum diye az üzülmedi. Bir şey içmeyi sevmiyordu nedense. Zorlaya zorlaya içtiği kadarını içiyordu. Annemin de emeği çok bu konuda. Neyseki büyük bir kısmını aldı diyebilirim. 1 öğünde sütümle muhallebi yapıyorduk kaşıkla yemesinde problem olmadığı için. Bu anlattıklarımın bir kısmını Blogcu Anne’ye de yazmıştım. http://blogcuanne.com/2011/05/11/e-ragmen-emzirelim/ ”


Sizler de kendi yaşadıklarınızı anlatmak isterseniz Zeynep’e iletebilirsiniz, katkılarınızdan dolayı çok mutlu olacaktır. Emzirme döneminde anneler sütümü nasıl arttırabilirim, nasıl saklayabilirim gibi sorularla karşılaşıyor ve başkalarından tavsiye alma ihtiyacı duyuyor. İşte bunun için doğru adres Zeynep’in blogu. Süt annelere “Annelerden Sütlü Tarifler” serisini okumanızı öneririm.

HB

17 Mart 2011 Perşembe

Anne sütünün saklanması

Çok değerli, bebeklerimiz için en faydalı şey olarak gördüğümüz anne sütü günümüzde süt pompaları sayesinde sağılıp belli koşullarda saklanabiliyor. Ben doğumun hemen ardından sağma işlemine başladım ve hala devam ediyorum. İlk günlerde kolostrum sütü çok değerli olduğundan ve bebek de göğsü boşaltamadığından 10 cc bile olsa mutlaka süt sağmıştım. Sonraki aylarda çok şükür ki sütüm boldu ve sonraki ayları düşünerek bol bol stoklamıştım. Buzluğun büyük kısmı sütlerle doluydu hatta. İşe başladıktan sonra 1 ay içinde tükendi hepsi, çünkü daha Eda 5 aylıktı ve ek gıdalara geçmemiştik tam anlamıyla. Bu sütler sayesinde hiç mama vermek zorunda kalmadık. Katı gıdalara geçişle birlikte tükettiği süt miktarı giderek azaldı. Şimdi 8 aylık ve sadece 100 cc süt içiyor. Az emmesi, benim gün içinde sütü sağmamam tüm bunlar benim sütümü azaltan şeyler oldu. İşin doğrusu sağıp buzluğa attığım sütlerin son zamanlarda bozulması da beni bu süt sağma işinden soğuttu. O kadar çaba göstererek sütü sağmakla uğraş, onu iş yerinde muhafaza etmeye çalış, ama sonunda buzluktan çıkardığında kötü kokusundan dolayı lavaboya dökmek zorunda kal. Çok moral bozucu.

Ben "Lansinoh" markasının süt poşetlerini kullanıyorum. Sitelerinden süt saklama koşullarını alıntı yaptım aşağıda. Aslında tüm bu şartlara uygun muhafaza ettim. O nedenle de bir kısmının normal olup bir kısmının bozulmuş olma sebebini de bir türlü anlayamıyorum. Bunu Lansinoh'a da ilettim ama henüz dönüş olmadı.







"Anne sütünü saklamanın ana hatları: 









   










 Sağlıklı bebekler için, anne sütü, 19 - 26 °C oda sıcaklığında altı saate kadar tutulabilir. (LLLI 2008) 










 Buzdolabında 4 °C ve altında 72 saate kadar saklanabilir. (LLLI 2008) 










 İçinde buzluk olan tek kapılı bir buzdolabınız varsa, anne sütü buzlukta iki haftaya kadar saklanabilir (buzdolabı kapağının sürekli açılıp kapanması nedeniyle). (Emzirme Yanıtları Kitabı / Breastfeeding Answer Book, LLLI 2003) 










 Eğer iki kapılı ve buzluklu buzdolabınız varsa, anne sütü, buzluk bölümünde 3 - 4 aya kadar saklanabilir. (Emzirme Yanıtları Kitabı / Breastfeeding Answer Book LLLI 2003) 










 Derin dondurucuda sürekli 0º F (-18°C) de altı ay süresince saklanabilir. (Lawrence and Lawrence Breastfeeding, A Guide for the Medical Profession) 










 Eğer sakladığınız anne sütü hakkında sorularınız veya endişeleriniz varsa, sütü atınız ve bebeğinize içirmeyiniz. 









   









 Ne tip bir kap kullanılmalıdır? 









   









 Buzdolabına, buzluğa veya derin dondurucuya konulan süt için şu kaplar önerilir: 










 Kalın ve sert kapaklı, hava almayan ve sıkı kapanan, plastik veya cam kaplar. 










 Derin dondurucu ve buzluklar için süt torbaları; bunlar özel olarak insan sütünü saklamak için üretilmiştir.  










 Tek kullanımlık biberon torbaları önerilmez.  








  









   









 Anne Sütü Nasıl Ilıtılır? 









   










 İdeal olan, donmuş sütün çözülmesini beklemektir. 










 Eğer ısıtma gerekiyorsa, kabı veya torbayı, sıcak akan çeşme suyu altına tutarak, sütü ılıtın. 










 Sütün ısısını asla kaynama noktasına getirmeyin. Donmuş süt çözülme aşamasında ekşi kokuyorsa, sütü dondurmadan önce, kabı sıcak buhar veya sıcak su altında haşlamak tavsiye edilir. (İçinde yüksek Lipase bulunan anne sütü dondurulduktan sonra ekşi kokabilir. Süt kabını, sıcak su veya buhara tutmak, bu ekşi kokuyu engeller.) 










 Isısını ölçmeden önce, anne sütünü, kabı içinde hafifçe döndürünüz, çalkalayınız. Üstte biriken kaymak kısmı, bunun sonucunda bütün süte dağılacaktır. (Saklanan sütün kaymak ve sıvı süt olarak ayrışması normaldir.) Kabı çok hızlı ve kuvvetli şekilde çalkalamayınız. Bu, anne sütünün içinde var olan değerli ve gerekli bir takım canlı maddeleri zedeleyecektir.  










 Anne sütünü ısıtmak için asla Mikrodalga fırın kullanmayınız. 









   









 Çözülmüş Anne Sütü 









   










 Eğer anne sütü önce dondurulmuş, sonra gene buzdolabının içinde çözülmüşse, 24 saat içinde tüketilmek üzere buzdolabında tutulabilir. Ancak süt kabının açılmamış olması gerekir.  










 Eğer buzdolabından çıkarılıp eritilmişse, dört saat içinde kullanılması gerekir. 










 Çözülmüş anne sütü tekrar dondurulmaz.  









 Biberon içinde tutulan artık anne sütünün bir sonraki beslenmeye kadar güvenli bir şekilde saklanabilip saklanamayacağı, aksi takdirde atılması gerekip gerekmediği bilinmemektedir. "

Popüler Yayınlar

Recent News