http-equiv='refresh'/>

25 Eylül 2012 Salı

Perperişan

Haftasonu Bursa’nın bazı ilçelerinde sular olmayacağı haberi gelmişti. Bizim mahalle de bu bölgelerin içindeydi ve ben susuz nasıl geçecek koca 2 gün diye stres yapmıştım daha haftasonu gelmeden. Hazırlığımızı yaptık elbette; bidonlar dolduruldu, içme suları hazırlandı. 10 litrelik arıtma deposu da varken endişeye gerek kalmıyordu aslında.

Cumartesi günü Eda neredeyse akşama kadar annemdeydi. Kışlıkları çıkartıp aldığım kutularla birlikte odamızı düzenleyeceğim için evde yalnız kalmam daha iyi olacaktı. Eda’yı akşam 5 gibi annemden alıp arkadaşlarımıza gittik. Buraya kadar her şey güzel. Eda keyifli, biz güzel bir gece geçirdik. Uyku saatinde de eve döndük. Gece 1’de Eda’nın ağlamasıyla uyandık, yatağına kusmuştu. Bu andan itibaren 10 dakikada bir kusmaya başladı. Her seferinde çarşafı değiştirip yeniden yatırdığımız için 7-8 tane çarşaf ve nevresim sular geldiğinde yıkanmak üzere banyoda beklemeye başladı.

Kusması durmak bilmeyince soluğu acilde aldık. Saat 3’tü doktor Eda’yı muayene ederken. İlaçlarımızı alıp eve döndük. Ateş olmadığı için tahlile gerek duymamıştı. Bağırsaklar çok hareketli, ishal de gelecek devamında muhtemelen dedi acil doktoru. Gerçekten de öyle oldu. Geceyi sadece 1 saatlik uykuyla geçiren minik kızım sabah uzunca bir süre tuvaletten çıkamadı. Sular yokken her şey çok daha zordu. Öğlene doğru sularımız bitince anneme gitmek zorunda kaldık. Pazar günümüz de aynı bu şekilde geçti. Kusma, ishal, halsizlik. 1 dakika yerinde duramayan kız şimdi kafasını kaldıramaz haldeydi.

Ertesi sabah, uyandığımda bu kez ben de aynı durumdaydım! İşe gittiğimde sağlık merkezine uğradım. Serum takıldı; fakat bu esnada istifra etmeye başladığım için iğne yerinden oynamış ve kolum şişmeye başlamış. Sonrasında sağlık memuru sağolsun 4 kez daha denemesine rağmen damarımı bulamadığı, daha doğrusu söylediğine göre bulduğu damarlardan kan gelmediği için serum daha yarılanmadan beni göndermek zorunda kaldı. Doktorun yazdığı ilaçları almak üzere işten çıktım. Doğru anneme. Ah anneciğim, kızı hasta,torunu hasta. Akşam Bahadır da işten erken gelince artık bu kadar da olmaz diye düşündüm. Nasıl da aynı anda buldu hepimizi! Lütfen gitsin artık evimizden şu hastalıklar...

Hasta yatağından bu satırları yazan, yazının ardından yetiştirmek zorunda olduğu işleri yapacak olan HB

Not:Sağlık merkezinde olduğumu öğrenip yanıma gelen, orda kaldığım süre boyunca beni yalnız bırakmayan canım arkadaşım Burcu’ya ve twitterdan geçmiş olsun dileklerini ileten tüm arkadaşlarıma tekrar tekrar teşekkürler.

5 yorum:

Gülce'nin annesi dedi ki...

İkinize de çok geçmiş olsun:(

Adanın Annesi dedi ki...

Tekrar çok gecmiş olsun.
İkinizin aynı anda hasta olmanız iki kat daha zor :(

umarım şuanda daha iyisinizdir.

SadeAnne dedi ki...

Çok teşekkür ederim arkadaşlar. Çok şükür daha iyiyiz ikimiz de. Allah kimseye vermesin, insanı acaip bitkin düşüren bir hastalık :(

annemahsustan dedi ki...

Çok geçmiş olsun, çocukların hastalığına hiç dayanamıyorum: (

SadeAnne dedi ki...

Çok mersi. En kötüsü onların hasta olması zaten, biz iyi kötü idare ediyoruz.

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News