http-equiv='refresh'/>

15 Mayıs 2012 Salı

Can Dostum (Intouchables)



Şimdiye kadar izlediğim en güzel Fransız filmi, son zamanlarda seyrettiğim en başarılı film. Hikayenin gerçek oluşundan zaten etkileneceğim belliydi, ama film sadece dram değil aynı zamanda komedi üzerine kurulu. Çok nefis espiriler var, uzun süredir sinemada bu kadar gülmemiştim. Driss rolündenki Omar Sy beni kendine hayran bıraktı. Oyunculuk müthiş, oynadığı karakter de öyle.

Kapkalın dudaklı bu oyuncuyu bu kadar beğeneceğimi düşünmezdim. Oyunculuk işte...Filmi izlerken insan nasıl bu kadar hayat dolu olunabilir diye sormadan edemiyor kendine. Philippe rolündeki François Cluzet de aynı şekilde çok güzel bir oyunculuk göstermiş. Felçli kalmasına sebep olan yamaç paraşütünü o haliyle bile yeniden yapıyor oluşu, bakımını üstlenen Driss’in yaşam enerjisini Philippe’e de yansıttığını gösteriyor. Öyle ki Driss’in yanında her türlü çılgınlığı yapabilen, her şeyi paylaşan adam o yanında değilken huysuz birine dönüşüyor. Philippe’in sıcak gülüşü ve bakışları aklımda kalacak. Varoş bölgelerden nezih yerlere geçiş insanın gözüne batıyor. Demek ki sadece ülkemiz değil, her yer yaşıyor bu uçurumu diye düşünüyorsun.



Filmde çalan müzikler çok iyi, özellikle Driss’in annesinin elindekileri alıp yürüdüğü sahnede çalan şarkıya bayıldım ki filmin soundtracki aslında bu melodi.. Fransızca konuşulmasını da ilk dakikalarda garipsedim; çünkü alışmışız hep İngilizce duymaya. Altyazıları kaçırma lüksün yok burada ise. Süre ilerledikçe alışıyorsun hızlıca, çok da sorun olmuyor.
Film hiç bitmesin istedim, 107 dakika sonunda bitti ama ne yazık ki. İzlemeyenler, çok şanslısınız..Vizyondaki bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum. Bir de herkese böyle hakiki, içten, çıkarsız dostluklar diliyorum.

HB

2 yorum:

GulsahElpe dedi ki...

ben de filmi çok ama çok beğendim..Omar Sy oyunculukta aşmış resmen..

Adanın Annesi dedi ki...

Sayende filmi nasıl merak ettiğimi anlatamam. İzlemek gerek.

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News