http-equiv='refresh'/>

31 Mayıs 2012 Perşembe

Kalabalık Nüfusu Değil Mutlu Nüfusu Amaçlayın

Sezaryen yasaklanmalı...

Normal doğum desteklenmeli ile sezaryen yasaklanmalı çok farklı şeyler ve asıl yapılması gereken ilki. Ülkemiz sezaryen doğum oranında bu kadar yukarılardayken nasıl olur da toptan yasaklama yoluyla bunu kesecekler? Sezaryen doğum yapan kadınların bir kısmı doktorun yönlendirmesiyle bu yöntemi tercih ediyor. Üzerine gidilmesi gereken mesele bu. Doktorun risk almaktan bu derece kaçınması, en ufak şeyde sezaryeni söylemesi esas problem. Doktor için zahmetsiz, kısa sürüyor. Gece bir saatte hastaneye çağırılma ihtimali düşüyor. Doktor için her açıdan rahat. Anne de çok karşı değilse, normal doğuracam diye ısrar etmezse kendisini ameliyat masasında bulması kaçınılmaz. Genel durum bundan farksız. Normal yapılabilecek bir çok doğum doktor etkisiyle normalin dışına çıkıyor. Bende de durum farksızdı bence. Karnımdaki su az diye yarın doğum için yatıyorsun dedi doktorum. Saatlerce suni sancı da en ufak bir açılmaya sebep olmayınca kızımı normal doğuramadım. 40 haftanın dolmasına daha 6 gün vardı. Doğumun gerçekleşmemesi çok normal. Peki suyun az olması gerçekten hayati bir tehlike mi? Ben o aşamadan sonra artık doktoruma güvenmemezlik edemezdim. Kimse de edemez. Önemli olan doktorların gerçekten riskli durumlarda sezaryene yönelmesi. Onun dışında normal için zorlaması gerekir. Kadın Doğum Uzmanı yerine ebelerin doğuma girmesi hem asıl işi bu olan kişiler tarafından kadınların doğru yönlendirilmesini sağlar hem de doktorların risk almaktan kaçınma ve doğumun zaman belirsizliğine karşı sezaryeni tercih etme sonucunu da azaltır.

Bir de asla normal doğum yapmam diyen grup var. Sezaryen olmadığı takdirde çocuk yapmam diyenler var. Bu kadar netler. Korkuyor olabilirler, istemiyor olabilirler. Çok normal. Kesinlikle korkacak bir şey değil, her kadın normal doğurabilir bence, annelerimizin neslinde ya da daha öncekilerde olduğu gibi. Fakat tercih meselesi, istemiyorum diyenleri nasıl zorlayabilirsin ki. Ancak yasaklayarak sen de çocuk sahibi olma madem diyebilirsin. Çözüm harika.


Kürtaj yasaklanmalı...

Allah hiçbir kadını bu duruma maruz bırakmasın. Böyle bir karar vermek kolay mı sanıyorlar? Eminim ne göz yaşı dökerek bunu yaptırıyorlardır. Hiçbiri keyiften değil. Peki bunun için bulunan çözüm ne? Yasaklanacak ve karar vermekle de uğraşmayacak kimse. Başkasının adına karar verenler var neyse ki, kimseye düşünme derdi kalmıyor! Peki bu şartlar altında doğan çocukların hayatını düşündüler mi hiç? Ebeveyni tarafından istenmeyen bir çocuk olarak görülecek belki, o muameleyi görecek hayatı boyunca. O çocuğa ekonomik olarak bakma şansı olmayan bir ailede sersefil bir yaşam sürecek belki. Bunları düşünerek ekonomik anlamda bir iyileştirme veya yardım yapılacak mı? Komik olmasana, ne yardımı! Yardım, teşvik gibi konular konuşuluyor olsa nüfusu kürtajı yasaklayarak arttırmak yerine doğum sonrası olanakları iyileştirerek arttırmak hedefliyor olunurdu. Gerçekten bu konunun üzerine eğilmiş olunsaydı çok çok farklı bir tablo yaratılabilirdi. Dayanak eksik olunca bu kadar oluyor. “4 haftadan sonraki gebelikler için yasak” cümlesinden bile belli aslında. 4 haftaya kadar gebelik öğrenilebilecek mi yoksa bundan sonra?
Bir şeyin yasaklanması o işin gizli gizli yapılacağı anlamına gelir. Bunu da biliyor olmak gerekir. Neresinden tutulsa elde kalıyor.

Bu yazıyı dün yazmıştım. Üzerine Sağlık Bakanının şok edici açıklaması geldi. Her gün yeni bir gündem, yeni bir şok. Bu ülkede hayret etmemeyi öğreneceğiz bu gidişle.

HB

5 yorum:

Adanın Annesi dedi ki...

Evet neresinden tutulsa elde kalıyor bu konu. Bende epidural sezeryan ile doğum yaptım. Beklenenden 17gün önce oldu doğumum. Plesantanın büyüklüğü nedeniyle nst deki son kontrollerde bebeğin kalp atış sayısı endişelendirdi doktorumu.
Çatı darlığı olduğunuda söylemişti. İşini şansa bırakamadı.Eğer bıraksaydı Allah korusun kötü şeyler olsaydı ! hangi tasarı kurtarırdı bizi. Dün bir yazı okudum. Normal doğum yapmış bir anne doğumda ölen bebeğini yazmış.çok kötü günler geçirmiş.hastaneden eve geldiğinde bebeğin boş yatağını gördükçe bunalıma girmiş.o günleri atlatmış, ikinci hamileliğinde kesinlikle sezeryan istiyormuş! Ne yapsn bu kadın? Hani sezeryan bir doğum yöntemi değildi.! Bal gibide doğum yöntemi.Önemli olan 9 aylık süreçten sonra annenin ve bebeğin sağsalim kurtulmaları bence. Anne sezeryanıda tercih edebilir, normal istemeyebilir.Normal olan bu asıl.

mine dedi ki...

Bunun neyi amaçladığı aslında gayet net!
Adım adım şeriat desem siyaset yapıyor olacağım.Neyse diyip asıl görünene gelince;
Sezaryen elbetteki sınırlı sayıda yapılabiliyor.Bu yüzden başbakanın istediği rakam minimum 5 olduğundan (evet evet 3 artık az dedi.)insan hayatı pahasına üreyin deniyor!

Onu geçtim ne demek tecavüze uğramış insan doğum yapacak?? Hangi insanın mantığı alıyor bunu.Annesinin babasının toplumun kısacası kimsenin istemediği bir çocuğu devlet neden istiyor? yeterince mutsuz ve kötü işlere bulaşmış insan yok mu ????

SadeAnne dedi ki...

Adanın Annesi; çok haklısın. Bence de önemli olan anne ve bebeğin sağlıklı olması. Nasıl olduğu bunun yanında çok önemsiz kalıyor. Yine de her şey normal gidiyorsa sezaryenin lafı edilmemeli diye düşünüyorum. Bu da sağlık sektöründe yapılacak iyileştirmelerle olur, yasaklamalarla değil.

Mine;benim aklım almıyor. Sayıyı arttırarak bakamayacağın çocukları doğur, sonra nasıl büyürse büyüsünler deniyor. Peki bu sırada insanların hayat standartları yükseltiliyor mu? Çalışan annelerin koşulları iyileştiriliyor mu? Ne sorsam cevabı hayır olacak. Bunlar olmadan 10 tane çocuk yap dense ne olur ki..Bu kürtaj meselesini ise hiç anlamıyorum. Devlet bakacak da o kadın da 9 ay boyunca o bebeği karnında taşıyacak. Başına gelen yetmezmiş gibi, doğuracağı çocuğu vermenin vicdan azabını mı yaşayacak? Yok, ben anlayamıyorum. Varsa anlayan...

ruzgarligunlervegeceler dedi ki...

Klasik Türk mantığıdır, sorunu çözmeye odaklanmak yerine toptan kestirip atmak. Sezaryen oranı artıyor mu? Yasaklayalım. Doğum kontrolünü hedeflenen düzeyde yaygınlaştıramadık mı? Kürtajı kaldıralım. Ellerinde olsa 'kadın' varlığını tümden yok edecekler çünkü başlı başına bir sorunlar yumağıyız biz görüldüğü üzere.

SadeAnne dedi ki...

Katılıyorum Görkem. Kolayı tercih ediyorlar, işlerine de geliyor ne olsa..

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News