http-equiv='refresh'/>

27 Kasım 2012 Salı

Köy Kaplıcası

Kış geldi diye evlere kapanmanın manası yok diye düşünerek 2 günlük bir kış turizmi yapalım dedik. Kış turizmi dediysek öyle kayak yapmaya falan gitmedik canım. Yaşlandığımızı ele verecek galiba ama Bigadiç’teki kaplıcalardaydık. Aslında her yerim ağrıyor, bir kaplıcaya gideyim de sıcak sıcak iyi gelsin kemiklerime durumu yok. Kaplıca fikri tamamen bizimle alakasız hatta. Annemler 8 yıl boyunca Bigadiç’te yaşamış. Hatta Bahadır’ın doğum yeri de orası. Babamın çalıştığı Maden İşletmesinde o dönem çalışanlar, düzenli olarak her yıl biraraya geliyor. Bigadiç’e bağlı Hisarköy Köyünde termal tesislerde hep birlikte yemek yeniyor. Uzaktan gelenler de bu tesiste konaklayarak şifalı sudan faydalanmış oluyor.

Biz Cumartesi öğlen oradaydık ve Eda babaanneleriyle özlem giderirken kendimizi sıcak suyun içine bırakıverdik. Sıcağı bu kadar seven biri olmama rağmen o suyun içinde 5 dakikadan fazla duramıyorum. Başım dönmeye başlıyor bir süre sonra. Yine de vücuda iyi geliyor. Hele bu sefadan sonra birkaç saat uyuma imkanın varsa işte o zaman bebek gibi uyanıyorsun(dur muhtemelen). Bizde bir bebek olduğundan ben bu kısmını yapamıyorum elbet.

Akşam yemeği için odamızdan çıktığımızda o gece için özenen, hazırlık yapmış bayanlar ile takım elbisesini üzerine geçirmiş beyler gelmeye başlamıştı yemek alalına. Bizim gibi anne-babasının teklifiyle geceye katılan gençler de vardı. Müziğin başlamasıyla Eda kendini piste attı ve uykusu geldiği için keyifsizleşmeye başlayana kadar da inmedi. Harman dalında herkesle birlikte döndü durdu. Halay çekilirken eline mendil alıp zıplamaya başladı. Muhtemelen bundan sonra bir düğüne gidersek aklına o gece gelecek.

Bu kadar yorgunluktan sonra güzel bir uyku çeker diye umutlanan ben gece defalarca kez uyanıp sabah 7’de artık yataktan kaldırılınca hayal kırıklığına uğradım. Sabahın köründe Eda’yı küvete sokarak erken yaşında kaplıcayla tanıştırmış oldum kendisini. Zaten anneannesinden duyduğu “belim ağrıyor, zor kalkıyorum yerimden” gibi cümleler geçen gün Eda’nın ağzından dökülünce kaplıca çok da garip olmadı onun için de :)

Odamızdan bakış




Temiz hava, biraz değişiklik ve annemleri görmek hepimize iyi geldi.

HB

4 yorum:

Adanın Annesi dedi ki...

çok güzel olmuş
böyle açık havayı, doğayı her zaman sevmişimdir.
Ada doğmadan önce haftasonları doğa yürüyüşüne çıkardık. Spil dağında yürüdüm mesela :)
Dün fotoğrafı instagramda görmüştüm. Ve çok beğenmiştim.
buarada ben uzun zamandır instagrama giremiyorum :( dün de web ten girdim!

BaHaR dedi ki...

Kaplıcalar insanın vücuduna iyi geliyor,sizin için güzel bir değişiklik olmuş.

SadeAnne dedi ki...

Adanın Annesi; açık ve temiz hava gibisi yok. İnsana canlı olduğunu hissettiriyor.
Evet, bu ara göremiyorum seni ne twitter da ne ig'da. İhmal etme :)

SadeAnne dedi ki...

BaHaR; aynen öyle. Arada yapmak lazım. Bizim yaşadığımız şehirde de kaplıcalar meşhur. Yararlanmalı...

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News