http-equiv='refresh'/>

20 Eylül 2011 Salı

Naçizane


Yeni doğum yapmış annelere ve hamilelere 1 yıl boyunca edindiğim deneyimlere dayanan birkaç önerim var. Belki ilerki yıllarda kendim de yararlanabilirim kim bilir.
Annelik her gün yeni şeyler öğretiyor insana. Durmadan araştırmak istiyorsun. Daha şimdiden tuvalet eğitimi, diş bakımı, anaokulu seçimi gibi konularda yazılar okurken buluyorum kendimi. Aylar geçtikçe konular değişiyor. Eskiden tüm gündemi kaplayan konu birkaç ay geçince anılmaz oluyor. Şimdi listeye yazacağım konuların bir kısmı böyle. Bir süre önce hayati önemdeyken şimdi unutulmuş halde. Bir kısmı ise hala bugünü etkileyen şeyler.



1.     Doğum yaklaşırken yaşanılan en büyük kaygı “bakabilecek miyim” oluyor. Özellikle de ilk çocukta.. Mini mini bir bebeğin altını alması, banyosu, kısaca bakımı annenin gözünü korkutabilir. Biz Acıbadem’in doğuma hazırlık kursuna katılmıştık ve normalde çok rahatken ve herkes nasıl bakıyorsa ben de öyle bakarım elbet diye düşünürken kursta anlatılanlardan sonra masajı, ağız-kulak-burun temizliği, açık yara kabul edilen göbeğinin bakımı, vs. tüm bunlar benim en doğru tabirle biraz gözümü korkutmuştu.  Gerek yokmuş.  Rahat olmalı. İlk günlerde annelerim alt değiştirme ve banyoya yardım ettiler. Birkaç gün sonra zaten kendim yapıyordum.

2.     Doğum öncesi yaşanılan diğer bir endişe de “sütüm olacak mı” ve “emecek mi” oluyor. Birçok arkadaşımı doğum yaptığı hastanede ziyaret ettiğimde bu endişeyi taşıdıklarını gördüm. Bu kaygı sütü olumsuz etkileyebilir. Sütün gelmemesi için bir sebep yok. Buna kendini inandırmak lazım, bu şekilde düşünmek lazım. Doğum yapan her kadında aynı hormonlar salgılanmıyor mu? Sezaryen ile ve 40.haftamın dolmasına 6 gün kala doğum yaptığım halde sütüm öyle boldu ki ilk günler gelen klostrum sütü dahi sağma şansım olmuştu. Bebeğin emmesi anne karnındayken oluşan bir refleks. Emzirme teknikleri hakkında biraz bilgi edinmek yeterli. Yenidoğan hemşireleri bu konuda çok destek olmuştu hastanede kaldığım süre boyunca. Her anne bebeğinin anne sütü almasını ister. Bunu yapamayacağım endişesi taşımamalı.

3.     Süt üretimini arttırmak annenin elindedir. Sık sık bebeği emzirmeli, vakit buldukça dinlenmeli, cennetten gelen minik yavruya bakıp moralini hep yüksek tutmalı, bol bol su ve komposto içmeli, beslenmeye dikkat etmeli. Helva, baklava, yani tatlı sütü arttırmaz. Şöyle arttırır; yedikten sonra susattığı için su içirmek kanalıyla..Elbette lohusanın canı çeker böyle şeyler ama kararınca yemekte fayda var. Çünkü aksi durumda “hani doğumla birlikte kiloların çoğu gidiyordu” sorusuyla hayal kırıklığı yaşama ihtimali çok yüksektir.

4.     İlk aylarda bebek gelen sütün tümünü emmeyebilir. Bu durumda sütü sağıp buzluğa koymak sonraki aylar için yapılacak en güzel yatırım. Çalışan anneler için ilaç gibi geliyor bu sütler. Eda 5 aylıkken çalışmaya başladım ve sadece buzluktaki sütlerle 1 ay idare ettik.

5.     Hamileyken ve lohusa döneminde güzel kıyafetler bulamıyorum diye üzülmek yerine http://www.leileo.com/ adresini ziyaret etmeli. Ben malesef geç tanıştım bu markanın ve ürünlerin yaratıcısı sevgili Zeynep ile. Oysa hamileyken kıyafet bulamamaktan yakındığım olmuştu. Hem estetik, hem kullanışlı, hem de sağlıklı kıyafetler için LeiLeo tercih edilmeli. Sadece anne için de değil üstelik, bebeğimiz için organik kıyafetler,önlükler ve battaniyeler bulabiliriz.

6.     Uyku eğitimine mümkün olduğu kadar erken başlamalı. Özellikle ayaklanmaya başlamadan halletmek en güzeli. Bu süre bebeğe göre değişecektir. Gece emzirmek kolay olsun diye aynı odada, hele ki aynı yatakta yatırmak doğru değil. Çocuklar bir şeyi çok kolay alışkanlık haline getiriyor, ama bu şey onlar için tercih etmediğimiz türdense. Eda 3.ayından itibaren geceleri yatağında uyuyordu. Nadiren yanımda yatırmışımdır. Yaz tatilinde 1 ay boyunca aynı odada uyuduğumuz için şimdi tekrar yatağına alıştırmaya çalışıyoruz.

7.     Bebeğin emzik alması sağlanmalı. Ben emzik alması için çok çaba gösterdim ama nafileydi. Emzik yerine parmağını tercih etti. Halen bu alışkanlığı sürdürüyor ama emzik gibi kurtarıcı bir şey değil parmak ve bıraktırması daha zor. Emzik alan bebeklerde uyku eğitimi de daha kolay oluyor.

8.     Bebek seste uyumaya alıştırılmalı. Gündüz uykuları sesli ortamda olmalı. Buna alışmayan bebekler Eda gibi telefon sesine, hatta dışarıdan gelen en ufak sese uyanabiliyor.

9.     Kırkı çıkana kadar dışarı çıkarma sözlerine kulak asmamalı. Hava çok soğuk olmadığı sürece 5 dakika bile olsa hava alması karnının doyması kadar önemli. Küçükken dışarı çıkmaya alışması da güzel aslında, kalabalığa alışan çocuklar sonradan zorluk çekmiyor. Her ortama rahatça girebiliyorlar. 2-3 aylık olana kadar AVM’leri gereksiz buluyorum, özellikle kışın.

10.     Göbeği düşene kadar banyo yaptırmama gibi bir düşünce varsa hemen onu yok etmeli. Yazıktır çocuğa, hele ki sıcaklarda her gün banyo yaptırmak en iyisi. Sadece o bölgeyi mümkün olduğunca kuru tutmaya dikkat etmek lazım.

11.  Televizyon seyrettirmemeli. Doktorların ortak görüşü 2 yaşına kadar uzak tutmak gerektiği yönünde. Bir ara Eda’nın dikkatini çekiyordu renkli renkli görüntüler ama o zamanlar küçük olduğu için televizyona doğru tutmadım veya direkt kapatarak önlem aldım. Şimdi pek ilgisini çekmiyor. Oturup çizgi film izlemişliği yoktur henüz.

12.  Çocuğu kat kat giyinmeye alıştırmamalı. Ben ettim bu hatayı. Geçen kış ev hamam gibiyken penye ayaklı pantolon ve uzun kollu çıtçıtlı body üzerine tulum giydirmek gibi bir yanlış yaptım. Yaz itibarı ile Eda aşırı terleyen bir bebek haline geldi. Bu mevsimdeyiz, t-shirt ve şort ile geziyor. Bu kış aynı hatayı tekrarlamam artık.

13.  Fotoğraf çekmeli. Ama çok fazla..Büyüdükçe bakması ve oluşan değişimi, büyüdüğünü farketmek öyle güzel ki...

14.  Bebeğimizle sürekli konuşmalı,ona sarılmalı, kocaman sevgimizi gözümüzde hep minik kalacak yavrularımıza belli etmeli ve her dönemi ayrı güzel anneliğin tadını çıkarmalı.

HB

1 yorum:

brcblr dedi ki...

cok guzel bilgiler paylasmıssın canım :)insan deneyimledikce ogreniyor cogu seyi

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News