http-equiv='refresh'/>

6 Ekim 2011 Perşembe

Titizlikte sınır

Benim küçük kızım Eda minik bir bebekken yani geçen sene titiz anne olma işini abartmıştım. İlk zamanlar her yeni annenin gösterdiği hassasiyeti gösteriyor ve gelen misafirlerin ellerini yıkamadan minicik bebeğimi alıp sevmeleri hatta daha kötüsü şapur şupur öpmelerinden dolayı rahatsız oluyordum. Süt sağmak için kullandığım pompayı ve biberonları sterilizatöre koyuyordum o dönem. 8-9 aylık olana kadar da devam ettim sanırım sterilizasyon işine. Ama sonlarda artık eskisi gibi sık değil, birkaç günde bir yapıyordum.



Sonra titizliği abarttığım bir husus daha vardı..Eda’nın banyosunda başına döktüğümüz suyu arıtma cihazından doldurarak hazırlıyordum. Bir süre böyle yaptık; çünkü Eda 2 aylıkken ishal geçirdi. Dışkısında bol lökosit çıktığı için mikrobik bir ishaldi. Doktor steril olmayan emzik, biberon gibi şeylerden veya şebeke suyundan bulaşmış olabileceğini söyleyince başladık banyosunu içme suyuyla yaptırmaya. Benim titizlik hastalığı da tavan yaptı tabi bu ishalden sonra. Deli gibi ellerimi yıkamaya başladım. Her emzirmeden önce, temiz olmadığını düşündüğüm ne varsa dokunduktan sonra, Eda’yı her kucağıma alıştan önce, günde kim bilir kaç kere..Ellerimin üstü kanıyordu artık çatladığı için. Yine aynı sebeplerle krem de sürmüyordum. Emziriyorum diye. Abartmışım. Altıncı aydan sonra biraz daha normale döndüm. Geldiğimiz nokta şöyle:

*Artık sterilizatör yok. Eda’nın bulaşıklarını eskiden olduğu gibi ayrı süngerle ve el sabunuyla yıkamıyorum. Hatta bulaşık makinesine bile atıyorum.
*Eda artık yürümeye başladığı için dışarıda mikrop almasını engellemek imkansız. Her yere dokunuyor, ellerinin üzerine düşüyor, sonra parmağını ağzına alıyor, çocuk parklarında oynuyor, kısaca mikroplarla iç içe çoğu zaman. Eskisi gibi takmadığı gibi mikropların güçlü bir bağışıklık sistemi için gerekli olduğunu düşünüyorum. Sadece dışarıda kullandığımız mama sandalyelerini ıslak mendil veya antibakteriyel mendil ile silmeye devam ediyorum. Çünkü kapkara olan mendil bunu yapmamı söylüyor. İşletmeler mama sandalyelerinin temizliğine neden önem vermezler onu da anlamıyorum bir türlü.
*Altını aldıktan sonra ellerimi yıkamaya devam ediyorum. Bu zaten abartı kısmına girmiyor. Herkes böyle yapıyor eminim ki.
*Parktan geldikten sonra veya Eda’nın ellerinin kirlendiğini düşündüğüm herhangi bir şeyden sonra mutlaka elini yıkıyorum. Örneğin altını alırken elini pisletebiliyor.



Enfeksiyon dönemi başladı ve grip virüsünü uzak tutmada çok önemli bir faktör var ki o da elleri sık sık yıkamak. Tamam, benim kadar abartı şekilde değil ama yine de yeterince sık. Umarım bu kışı hastalıksız atlatırız tüm anneler ve minikleri..

HB

1 yorum:

ASLI dedi ki...

titizlik cok abartmamakla birlikte gerekli.
Artik ogluma ben söylemiyorum.Di$aridan gelince hemen banyoya gidiyor ellerini yikamaya.bunlari ali$kanlik yapmasi önemli...
benimde annem ada 6 aylikken tr´ye gittigimde her dü$en oyuncagini yikami$ti.ne yapiyorsun anne dedim.Daha da yikamadi. :)

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News