http-equiv='refresh'/>

25 Ekim 2011 Salı

Dayanışma zamanı

Sıcak evlerimizde rahatça uyuyorsak, çocuğumuza üşümesin diye giydirecek bir mont buluyorsak, karnını doyurabiliyorsak bu yarın da böyle devam edeceğinin garantisi olduğu anlamına gelmez. Van depreminde yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Tarifi olamaz bu acının. Allah rahmet eylesin ve kalanlarına sabır versin. Kalanları hem bu üzüntüyü yaşarken hem de evsiz halde bekliyorlar şu anda. Başını sokacak evleri yok, üstüne giyecek giysileri yok, paraları yok.

Her türlü yardım etmeliyiz bu kötü günlerinde, her türlü destek olmalıyız. Para yardımı kadar ayni yardımlarımız da onlar için hayati önemde. Mevsim yaz değil, dışarısı çok soğuk. Üstelik coğrafi konumundan dolayı çoğumuzun yaşadığı yerden daha da soğuk. Gücümüz yetiyorsa onlar için battaniye, mont gibi üşümelerini önleyecek şeylerin yanında bozulmayacak gıdalar, bebek maması ve bezi gibi şu en üst sırada yer alan ihtiyaçlarını da alıp gönderebiliriz. Mutlaka satın almak zorunda da değiliz. Benim şanssızlığım birkaç hafta önce kışlık kıyafetleri çıkartırken giymediğimiz bir sürü yeni kazağı dağıtmış olmamdı (üstelik çok ihtiyacı olan birilerine gitmedi). Yine de akşam eve gittiğimde neler gönderebilirim diye dolapları tarayınca bir sürü kıyafet çıkarttım. Hiçbiri kullanmadığım kıyafetler değil. “Kullanmasam da olur” dediklerim tümü. O monta benden çok daha fazla ihtiyacı olan insanlar var. Ben bu kış belki birkaç sefer giyeceğim bir şeyi bu halde nasıl evde tutabilirim? Eda’ya hediye olarak gelen eşofman takımları vardı. Çok kaliteli değil ama kalın ve hiç kullanılmamış. Evde beklemesinin ne gereği var? Annem de bu konuda sağolsun çalışmaya başladı. Evde ne var ne yoksa gözden geçiriyor. Eminim ki her aile aynı durumda. Kafamıza takılan tek şey yardımların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmayacağı. Benim çalıştığım şirket personelinden gelen yardımları toplayarak afet bölgesine ulaştırmak için bir kampanya başlattı. Bu yolla ulaştırma şansım olacak. Kızılay ve belediyeler aracılığıyla da yardımlarımızı iletebiliriz. Ancak Kızılay’ın kullanılmış eşya kabul etmediğine dikkat etmek gerekir.
Umarım Türk milleti olarak depremzedelerimizin yaralarını çabuk sarabiliriz.

HB

1 yorum:

AsLI dedi ki...

in$allah..
birbirimizi yemeyi birakip yapilmasi gerekenleri yapariz.Yüzümüz ak bu felaketi biraz olsun hafifletebiliriz.

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News