http-equiv='refresh'/>

8 Temmuz 2014 Salı

Meze Aşkı

Fotoğrafta gördüğünüz bizim akşam yemeği soframız (çatal bıçak gibi şeyler de oluyor normalde tabi). İlave olarak çorba var sadece. Kızımı da kendim gibi mezeci yaptığım için bu sofraya itiraz eden olmuyor. Gerçekten, her gün mezeyle hayatımı devam ettirebilirim. Zaten son 1 ayımıza baktığımda her haftasonu illa ki bir yerlere gitmişiz hususi meze yemek için. Mudanya’da Fuzuli, Saki Restoran, Assos ve Cunda. Ve bu kadar meze yiye yiye bir şeyler öğrenmiş olmalıyım artık düşüncesiyle en son Bilen Restoran.



Aslında bu konuda yeni sayılmam. Mesela deniz börülcesinde epeyce uzmanlaştım. Bahadır’a göre aşmışım kendimi. Bir de Bahadır diyor ki kadınlar sevdiği yemeği hem güzel hem çok yaparmış. Ve bu mantıkla keşke ıspanağı ve kuzu etini sevseymişim. Neyse, bu hafta menüye birkaç yeni meze ekledim. Bir tanesi bayılarak yediğim ama hiç denemediğim kabak çiçeği dolması. Diğeri de Cunda’da tanıştığım brokoli salatası (Fotoğraftaki yelpaza tabağının içinde duran arkadaş).  Adı tam böyle olmasa gerek ama ne diyim ki ben şimdi. Tarifini yazayım, ismine siz karar verin.

Malzemeler: Ölçüsüz olarak brokoli, sarımsak, limon, yoğurt, ceviz.
Hazırlanışı: Brokolileri yarım saat kadar haşlayıp sonrasında bıçakla minik minik doğruyoruz. Birkaç damla limon sıkıp yoğurt, sarımsak ve çekilmiş ceviz karışımına ekleyip karıştırıyoruz. Çok az da tuz ekleyince afiyetle yiyebiliriz. Hem sağlıklı hem çooook nefis.
Aslında her sebzenin yoğurt, sarımsak ve zeytinyağı ile böyle güzel bir mezeye dönüşmesi mümkün.

Kabak çiçeği resimde yok, çünkü fotoğraflanamadan yendi. Aslında bir sebebi de çok az yapabilmiş olmam. Pazara gittiğimde (saat 11 civarı) çiçekler çoktan kapanmıştı bile. Pazarcı kapalıyken yapılamayacağı daha doğrusu içini doldurmaya çalışırken yırtılacakları için deneme amaçlı sadece 3 çiçek attı torbaya. Evet biraz yırtıldılar ama tatları bu durumdan hiç etkilenmedi. Kabak çiçeği alınacaksa pazara 8-9 gibi gidilmeli öğrenmiş oldum.

Kabak çiçeklerinin karın doyurmayacağı anlaşılınca çareyi kuru dolmada aradım. Onları da Antakya’dan sipariş etmiştim, bütün kış o kadar çok pişirdim ki. Biberi biraz acı olsa da bayılarak yedik. Acısını anlatmak için şöyle bir tasvir yapayım. Biberleri balkondan mutfağa aldığım an boğazım yanmaya başlıyor ve uzunca bir süre boğazımda gıcık öksürüyorum. Patlıcanları ayrı pişiriyorum ki acıları geçmesin ve Eda rahat yiyebilsin.



Not: Fotoğraf cep telefonuyla çekildiği için kalitesiz ne yazık ki.

5 yorum:

Esra Hanedan dedi ki...

Lezzetli olmalılar :)))
Banada beklerim www.kiriksemsiye.blogspot.com
Sevgiler

Yağmur Serhat dedi ki...

Mezeler çok lezzetli görülüyor :)
Ellerinize sağlık.
Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

SadeAnne dedi ki...

Çok teşekkür ederim. Bloguma hoşgeldiniz.
Sevgiler.

tubi dedi ki...

Kuzu etini bende sevmem yemem ama coook guzel yaaparim sevdigimiz yemek degilde sevdigimiz adam begensin diye daha da severek yapiyoruz bence enfes gorunuyor ellerine saglik

SadeAnne dedi ki...

Evet aynen öyle. Çok teşekkür ediyorum ;)

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News