http-equiv='refresh'/>

8 Ocak 2013 Salı

Büyümek İyidir


Taze bir annenin en çok duymaya ihtiyacı olan şey her şeyin daha güzel olacağıdır. Minik bebeği ile geçirdiği zor ve deneyimsiz günler bir gün bitecek ve her şey git gide kolaylaşacak mıdır? Lütfen birileri öyle olacağını söylesin! Buna inanmak ister anne. Duymak ve inanmak istediği buyken bazı patavatsız ve negatif kimseler, belki de doğrucu davutlar gelir pat diye umudunu kırıverir: Daha bu ne ki. Büyüdükçe zorlaşıyor her şey. Bunlar iyi günlerin. Bak bir yürümeye başlasın görürsün. Bak bir okula başlasın asıl zorluk o zaman. Ne yani onca gaz sancısı, ağlamalar, derdinden anlama çabaları, uykusuzluk, vs bunların tümü aslında zorlu annelik serüveninde alt basamaklarda mı kalıyor?

Hayır efendim, hiç de öyle değil. Minik bebeği kucağında güzel şeyler duymak istediği belli olan anne arkadaşlarıma hep aynısını söylerim: Büyüdükçe daha kolay oluyor her şey. Sen ona alışıyorsun, dilinden anlamaya başlıyorsun. Onun aklı ermeye başlıyor. İlk aylar en zoru, 1 yaşın ardından farklılaşıyor, kolaylaşıyor.
Yüzde yüz doğru mu? Aslında söylediklerim doğru ama tam değil belki. Kolaylaşan tarafları çok olduğu gibi zorlaşan yönleri de oluyor. Denge hiçbir zaman bozulmuyor. Mesela;

Eda’ya küçükken yemek yedirmek, daha doğrusu oyunla ağzına iki lokma tıkmak daha kolaydı. Anne-bebek dergilerini açardık, oradaki resimlerle oyalanır, dikkat oradayken yemeğimizi bir güzel mideye indirirdik. Çoğu zaman etkili bir yöntemdi dergi eşliğinde yemek. Şimdi öyle değil.
Bir çocuğun konuşmaya başlamasıyla tepe taklak oluyor alışkanlıklar. Evet, konuşması tarifsiz bir güzellik. Sevimlilikte üstlerine yok ama hep güzel şeyler çıkmıyor ki bu dudaklardan. Yemicem-giymicem-istemiyorum ve bunun gibi her türlü itiraz da alıp başını gidiyor. Bir kez “doydum” dediğinde tek bir kaşık daha yedir yedirebilirsen. Doydum da doydum. Yemeğin sonuna doğru geldiğinde karşı çıkamam da, daha 2.kaşıkta doydum diyorsa nasıl itibar edeyim sözüne! Ama mecbursun, artık konuşmaya başladı ya başkası ona istemediği bir şeyi asla yaptıramaz. Kendi kararları var.

Daha dün gece başıma geldi. Yatağına yatırdım, her zamanki gibi elini tuttum, yanında bekliyorum uyumasını. Bir o yana döndü, bir bu yana. Uyumıcam diye kalkmak istedi. Saatin geç olduğunu söyledim. Biraz geçti “sizin yatakta yatıcam” dedi, onun üstüne “baba beni kucağında uyutsun” buyurdu. Şimdi görevim belli, sadece orda kös kös oturup el tutmak değil tabi. Yatağa yatma ile uyuma arasında geçen sürede ne taklalar atıyorum. İçinde “baba”, “kucak” ve “yatak” geçen cümleler kullanmadan Eda’nın dikkatini başka bir yere çekmek en önemli hedefim. Bunlardan birini kullandığım an yandım. Çünkü papağan gibi tekrarlayacak yaptırana kadar. Dikkati bunlardan uzaklaştırdığım an asıl mesajı verebilirim: gece oldu, uyku saatin geldi. uyuyup dinlenip büyümen lazım.
“Baba kucağına alsın” ne alaka demeyin. Koca kız ama hala böyle de bebekleşebiliyor. Kabahatliyi biliyorum elbette. Cümle içinde geçen şahıs tahmin ettiğiniz gibi. Geçen gece yine 2 ya da 3 yaş sendromundan nasibini almış “pijamamı giymicem, tuvaletimi yapmıcam, uyumıcam” diye beni delirtirken gündüz uykusunu atlamış bir çocuk gecenin bu saati nasıl uykuya direnir diye anlamaya çalışmaktan vazgeçtim, restimi çektim ve ikisini baş başa bırakarak odaya gidip uyudum. Eda’dan önce yatmanın yarattığı saadetle uyurken olanlar olmuş ve babası Eda’yı kucağında uyutmuş. 1 kez yapılan şeyi unutur mu bu minik beyinler? İmkansız. İşte büyümenin bir diğer zorluğu.

Kucak demişken; eskiye göre kucaklamak da bir mesele artık. Hele ki üstü kalınsa montunu giymişse kollarım kopuyor. Sabahları uyurken çıkmamız gerektiğinde kucağıma almak zorunda kalıyorum. Uyanıyor gerçi üstünü giyerken ama hiç o halde ayakkabı giyip yürüyesi olmuyor belli. Gözlerini zor açarken iş anneye düşüyor tabi. Babadan medet ummak olmaz, onun görevi farklı; önden gidip arabayı ısıtmak.

Son bir şey anlatayım.
Akşam Eda ile soğuk-sıcak oyunu oynuyoruz. Gözlerimi kapatıyorum ve Eda oyuncağını bir yerlere saklıyor. Tabi ya içine koyacağı çekmeceleri patır kütür açtığı için ya da koltuğun arkasına saklarken küt diye yere fırlattığı için gözüm kapalı da olsa nereye sakladığını anlayabiliyorum. Sonra açıp “aa nerde acaba”, arayışlar ve bulunca şaşırmanın ardından sevinç çığlıkları. Sıra Eda’ya geliyor, gözlerini kapatıyor elleriyle ama parmaklarının arasından izliyor nereye koyacağımı. Sonra açıyor ve gözü oyuncağın saklı olduğu yere gitse de başka tarafa yöneliyor, acaba nerde ki diyerek arıyormuş gibi yapıyor. Şaka mısın sen? Nasıl biliyorsun bizim de yerini bildiğimiz şeyi aradığımızı? İşte büyümesi böyle de güzel bir şey.

HB

5 yorum:

Gülin Ağırman dedi ki...

sevinsem mi bu habere üzülsem mi bilemedim :S duble anne olarak daha moral verici bi yazı okuyacağımı sanıyordum başlarken ama şimdi iki bıcırığım konuşunca acaba ne itirazlar yumurtlayacaklar diye kaygılandım yalan değil. umarım allah güç-kuvvet de verir 2 bebeğin yanında eşantiyon :) buarada dergi eşliğinde yemek yemenizi çok entellektüel bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim :))) size de bu yakışırdı :) Eda'ya kocaman öpücükler :)

SadeAnne dedi ki...

Sen de her anne gibi cambaz olmayı öğreneceksin canım kısa süre içinde. Kolay değil elbette çok büyük sabır gerektiriyor ama verdikleri huzur, mutluluk o kadar büyük ki üzerini örtüyor tüm yaramazlıklarının.
Dikkatini çekiyordu renkli renkli resimler, yoksa bir numarası yok şekerim :)
Biz de çok öperiz

ruzgarligunlervegeceler dedi ki...

Çocuk yetiştirirken tümden herşeyin kolaylaşması olanaksız tabii ki. Kazık kadar olduk, annem bile hala bizim sorunlarımızla kendini yıpratıyor. Senin de söylediğin gibi, bazı şeyler zorlaşıyor, bazıları kolaylaşıyor. Tümden rahatlamak mümkün görünmese de zorluklarla kolaylıklar bari dengeli olsun diyelim :) O felaket kumkumaları ise maalesef her zaman, her yerdeler.

SadeAnne dedi ki...

Evet, zorluklar ağır basmasın en azından denge sağlansın. Okul başlayınca tamamen yeni sorunlar başlıyor. Hiçbir zaman bitmez ki..Allah çözülemeyecek problem vermesin, gerisi zor da olsa halledilir.

myline dedi ki...

gece uykusu bizdede aynı yanına yatıyorum tam uyumuştur herhalde derken birden ben susadım ben süt istiyorum ben yatağımda yatacaığım vs. bir sürü bahane :))

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News