http-equiv='refresh'/>

21 Şubat 2013 Perşembe

SadeAnne Saç Tasarım

Bir meslek grubuyla daha ilişkimi kesmiş, azami düzeye indirmiş bulunuyorum. Kuaförler! Artık size muhtaç değilim hahaaayt! Bu kolay olmadı elbette. Çok emek sarfettim, evi ufak çaplı bir kuaför salonuna dönüştürmem kolay olmadı.
Böyle yazıyorum diye her günümü kuaförde geçiriyordum sanmayın. Neticede ben bir anneyim. Bu cümle kuaföre gitme sıklığımı ifade ediyor zaten. Birkaç sene öncesinde fönsüz gezmezdim ayrı ama dağınık ve bakımsız saçla gezmeye de alışmıştı artık gözüm. Evimin dibine kuaför açılınca biraz olsun yine kendimi yine salonlara atayım dedim; fakat geçen haftasonu nemli saçlarla gidip kapalı olduğu için kapıdan dönünce ıslak saçlarımla bir 15-20 dakika geçirmek zorunda kaldım ve bu gidişata bir dur demeye karar verdim.

Kuaför muhtaçlığının türlü riskleri var:
-Mesela saçın çok bakımsız, güçsüz diye başlayıp kuaförde satılan ürünlerin ele tutuşturulmasıyla son bulan süreçle karşılaşma ihtimalin çok yüksek.
-Sonra kuaförler genelde konuşmayı severler. Makine sesi bir yandan, bir taraftan da muhabbet etmekle uğraşacaksın.
-Sürekli gittiğin kuaför varken es kaza başka bir yere gitmek zorunda kaldıysan yandın. Dilinden kurtulamayacaksın. Bir de diğer kuföre “çamur”atmak için saçına etmediği laf kalmayacak:yamuk kesilmiş, nasıl toparlarız bilmem...
-Sadece kırık aldırmak için gittiğin ve kısacık kaldı saçlarım diye üzüldüğün oldu mu hiç? Kesin olmuştur, ne çok severler saçı kısaltmayı bu kuaförler.
-En fenası da tam alışırsın birine, buldum sonunda istediğim gibi birini dersin, hooop yok olur. ....bey işten ayrıldı denir, nereye gittiği de söylenmez çoğu zaman.

Tüm bu riskleri minimuma indirmek şarttı. İşe kendime bir saç maşası alarak başladım. Ufak çaplı kuaför salonumun temelleri yıllar yıllar önce aldığım düzleştirici ile atılmıştı zaten. Tek gereken biraz gelişimdi. Düzleştiricim vardı, kıvırcık da olabiliyordum artık kolayca. Bir de saçımı kendim kesebilsem hayatımdan komple kaldırabilirdim kuaförleri. Ama zaten adım rapunzele çıkmıştı bir kere, saçımı kestirmeye pek de niyetim yoktu. Gittiği yere kadar...

Evde kullandığım saç kurutma makinemin bozulup sadece en düşük kademede çalışması ve bu haliyle en fazla küt saçlı bayanlara hizmet edebiliyor olması, benim hayat standardımı epeyce kötüleştirdi. Zira yarım saat boyunca saçımı sadece kurutmak için uğraşıyorsam bu iş katlanılır bir iş değildi. Makinemin bozulması salon gereçlerime bir yenisini ve aslında en önemlisini eklemem için bir şanstı. Hemen kuaför malzemesi satan bir dükkana  gittim ve kendime en güçlüsünden en profesyonelinden bir kurutma makinesi aldım. Fönümü de çektim bir güzel. Meğer fönün bir numarası yokmuş, bütün olay makinedeymiş. Evet, onlar kadar çabuk yapamadım,biraz zahmetli bir iş  ama sonuçta evimden çıkmak, hazırlanmakla geçirdiğim süreyi buna ekleyebilirim. Hem belime takmak için kuaförlerin kullandığı aparatlardan alırsam pekala hızlanabilirim. Yaptıkça kendimi de geliştiririm.



Anlayacağınız kendi kendimin kuaförü oldum. Düz saçlı kızlar! Artık size bir adım daha yaklaştım. Aramızda tek bir fark kaldı; yağmurlu günlerde tülermeyen saçlarınız. Onun için de bir şeyler bulacağız elbet.

HB

3 yorum:

sezobigo dedi ki...

iyi yapmışsın ben hiç beceremiyorum yada cabuk sıkılıyorum galiba:)

Adanın Annesi dedi ki...

haydi hayırlısı olsun:)

evimin alt katında kuaför var yinede gidemiyorum sık sık..artı ben ev hanımıyım biliyorsun :)

merakla alakalı galiba birazda.. ben sınıfta kalırım saç bakımı konusunda

SadeAnne dedi ki...

sezobigo; ben de sıkılıyorum o yüzden çoğu zaman saçlarım bakımsız.arada iyi oluyor ama değişiklik.

Adanın Annesi; çok farklı değiliz :( zaten 2 gün sonra yıkanacak bir şey için zaman harcamak bazen saçma geliyor.

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News