http-equiv='refresh'/>

13 Haziran 2012 Çarşamba

Ben eleştirinin yapıcı olanını severim

Başkalarını eleştirmek dünyanın en kolay işidir. Peki eleştirdiğimiz olay,davranış,tepkiler için kendimiz nasıl bir tutum sergilerdik bunu sorguluyor muyuz? Yoksa sonucunu düşünmeden, hiçbir yapıcı yanı olmayan eleştirilerde mi bulunuyoruz? Olumsuz eleştirdiğimiz şeyin doğrusunu biliyor muyuz? Aynı koşullarda biz olsaydık farklı davranır mıydık diye merak ediyor muyuz? Tüm bu soruların cevabı hayır ise karşımızdakini kırmaktan, gücendirmekten başka bir işe yaramıyoruz demektir. Tüm bu soruların cevabı hayır ise siz de çoğunluktansınız demektir.

Bir de hepimizin çokça yaptığı bir şey; bilsek de bilmesek de yorum yapmak. Hepimiz her konuda uzmanız adeta. Hele bazı insanlar var ki sırf muhalefet olsun diye her konuda söyleyecek bir şey bulur. Böylelerini çok da dikkate almamak lazım. Gerçekten bildiği için eleştiri yapanları ayırt edip onları önemsemek gerek.

Geçenlerde bir yazı okudum ve bu yazının sonucunda bu konuyla ilgili kendime ayna tutma gereği duydum. Çünkü bu işe yaramaz eleştirilerin çoğunu ben de sıkça yapıyorum. Her ne kadar insanları üzmekten her zaman çekinen bir yapım olsa da bazen daha yakınlarıma karşı bu duyarlılığı göstermeyip daha rahat ve acımasız eleştirilerde bulunabiliyorum. Ayrıca ben kendimi hep eleştiriye kapalı biri olarak tanımlarım. Hatta sevmediğin yönlerin neler diye bir soru duyduğumda ilk bunu söylerim. Şimdi düşününce belki de eleştirenlerin eline bir fırça ve palet vermeliyim. Bakalım onlar olsalar nasıl yaparlardı. Gerçekten farklı bir bakış açıları varsa yine ben kardayım. İlla ki bir şeyler öğreneceğim demektir. Güzel bir yönteme benziyor. Yazı şöyle:

Usta bir ressamın öğrencisi, eğitimini başarıyla tamamlamış.Büyük usta, öğrencisini eğitimini başarıyla tamamladığı için uğurlamış. Öğrenci, sevinç içinde eğitimini tamamlamanın vermiş olduğu gururla sınıftan çıkacağı sırada usta çırağına, “Yaptığın son resmi şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?” demiş.
“Resmin yanına kırmızı bir kalem bırak.İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı işareti koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma!” diye ilave etmiş.
Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin her tarafının çarpılar içinde olduğunu görünce büyük bir üzüntüyle ustasının yanına dönmüş.
Büyük usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış.
Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.Fakat bu kez resmin yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.
Yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmelerini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.Usta ressam bu durumu şöyle açıklamış:
“Birincisinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasızca bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.”
“İkincisinde, onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.”

Eleştirinin zor olanını seçmediğimiz sürece hiç yapmamak en iyisi. İnsanları hem kırmamak hem de yanlış yönlendirmemek adına...

HB

5 yorum:

Adanın Annesi dedi ki...

Yaa nasıl sevmiyorum ben o gereksiz ve saçma eleştiri yapanları. SAdece konuşmuş olmak için konuşanları...
Ve sırf bu yüzden ben çoğu zaman iyi eleştiri bile yapamıyorum kimseye olurda yanlış anlaşılırım diye.. Ama herkes senin gibi değil.. Pat pat konuşanlara tahammül edemiyorummm...

sezobigo dedi ki...

çok güzeldi çok hoşuma gitti kulağıma küpe olsun:)

SadeAnne dedi ki...

Aslında eleştiri yerinde ve doğru yapılırsa çok önemli bir şey ve karşı tarafı geliştiren bir unsur ama bu anlamıyla kullanan çok az, sorun orada.
Beğenmenize sevindim ;)

brcblr dedi ki...

canım yeni okuyabildim yazını. ben seni kac senedir tanırım ve kendini tanımladıgın gibi elestirel dil kullanan biri olarak gormuyorum. senin elestirilerin bilgi paylasımı icin bence cok degerli veriler :)

SadeAnne dedi ki...

Sağol canım senin gözünden böyle görünüyor olmam beni sevindirdi. Bilmediğim konularda çok konuşmamayı tercih ediyorum ama diğerleri için de kendimi tutamadığım oluyor. İnşallah kimseyi kırmıyorumdur :)

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Recent News