21 Mart 2011 Pazartesi
Buharda bebek maması pişirmek için..
Arçelik buharda pişirici iyi ki almışım dediğim şeylerden. Sebzeleri atıyorum içine, haznesine su dolduruyorum. 15 dk içinde sebzeler pişmiş oluyor. Sonra da parçalayıcısı da olduğundan aynı kapta blenderdan geçiriyorum. Sebze püresi hazır..Ocakta unutma, uzun süre bekleme derdi yok. Bu
harda piştiği için vitaminler ölmüyor. Fiyatı da uygun, 80 TL civarıydı. Ufak olduğu için her yere taşıyabiliyorum.
Etiketler:
alışveriş,
arçelik bebek robotu,
iyi ki var bu ürünler
Never say never!
‘Çocuğum olunca asla yapmam’ dediğim şeylerin çoğunu yaptığımı düşündüm geçenlerde. Büyük konuşmamak gerekiyormuş demek ki, bilmeden yaşamadan konuşmak kolaymış hakketen. İşte bazılarının listesi..Artık bilen biri olarak konuşabilirim sanırım :)
1.Asla sallayarak uyutmam, kendi kendine uyumaya alışsın.
Tabii canım kolaydı öyle alışması. Benim bebeğim gibi uykuyu sevmiyorsa üstelik her türlü şeyi deniyorsun yeter ki uyusun diye. Kendiliğinden uyuduğunu hiç hatırlamıyorum. Sadece daha ufakken süt içerken uyuyabiliyordu ama artık o da yok. Burada tek sevindiğim şey ayakta veya battaniyede sallamaya alıştırmam asla diyordum, onu yaptım gerçekten de :) O boyuta gelmedi neyse ki uyutma çabalarım.
2.Asla kucağa alıştırmam.
Bu da hem bebek açısından hem de anne açısından zor. Bebek açısından hem kucağa, anne ve babasının kokusuna,sevgisini hissetmeye ihtiyacı olduğundan zor hem de özellikle ilk aylarda gaz sancısından deli gibi ağlarken kucağa almamak imkansız olduğu için. Gece gaz sancısıyla uyanıp ağlamaya başladığında kucağımıza alıp bütün evi turladığımızı hatırlıyorum. Kendisi hareket edemediği için mecburen alıp hareket ettiriyorsunuz, sırtını sıvazlıyorsunuz. Anne açısından da zor çünkü alıp sevmeden duramıyor ki insan. Özellikle çalışmaya başladıktan sonra daha çok kucaklamaya başladım. Ağırlaştığı için daha kısa tutmak zorunda kalıyorum gerçi de..Öyle sırf kucakta duran bir çocuk değil yine de, artık az az da olsa oturup oyuncaklarıyla oynamaya başladı. Yürütece de koyuyoruz az az. Ama hemen sıkılıp kolları uzatıyor ‘alın artık beni burdaaan’ diye.
3.Asla parmak emmesine izin vermem.
Bu aslında içlerinde en sevmediğim alışkanlığı. Bundan nasıl vazgeçecek diye endişe ediyorum. Başlarda emzik emiyordu aslında ama sonra ne olduysa emzik almamaya başladı. Sürekli parmağını götürmek istiyordu. Özellikle de uykusu geldiği zamanlar. Ellerini tutarak sallıyordum sırf bu yüzden ama bir süre sonra engel olamamaya başladım. Çünkü hem uykuya dalamıyordu hem de geceleri ben görmeden de parmak emiyordu. Engel olabileceğim bir şey değildi. Emzik emmeye devam etseydi yine bıraktırmak zor olacaktı belki ama parmak emmeyi bıraktırmak daha da zor, her an elinin altında. İşin kötü tarafı şimdi 2 dişi var ve baş parmaklarını ara sıra ısırmaya da başladı. Canı yandığı için bırakır mı bunu yapmayı bilemiyorum.
4.Biberona alıştırmam, çünkü bu sefer memeyi bırakabilir.
Bu ne kadar büyük bir yanlışmış. Evet bazı bebekler için geçerli olabilir ama bence çok nadir. İşe başlamadan önce yani Eda 5 aylık olmadan dışarı çıkacaksam süt sağıp anneme bırakıyordum. Sakın biberonla verme kaşıkla içmesi lazım diye de tembihliyordum. Sanki 1-2 defa içince hemen biberona alışıp emmek istemeyecekti. Ne kadar gereksizmiş. İşe başladıktan sonra hep biberonla içti sütünü ve hiç de tahmin ettiğim gibi olmadı. Ama ne yazık ki son 1-2 haftadır biberon da almak istemiyor. Yani tam tersi oldu bu sefer de biberona alıştıramıyoruz. Tabi süt de içmesi gerekiyor, kaşıkla çok zor oluyor vermesi. Keşke en başından biberonla içirseymişim ara sıra.
5.Asla yemek yerken aferin demem, oyunla yemek yedirmem.
Yesin diye yapmadığım şebeklik kalmıyor. Malesef doktorların zorlamayın, yemezse yemesin önerilerini dinleyemiyorum.
Daha bir sürü var bu maddelerden, bir sürü de çıkacak Eda büyüdükçe. İnsan deneyim edinmeden bilemiyor ve karşıdan konuşmak çok kolay geliyor. Çocuklarımız birer robot olmadığı için kendi isteklerimize göre onları programlayamıyoruz. Onlar bizi kendi isteklerine göre yönlendiriyorlar çoğunlukla.
1.Asla sallayarak uyutmam, kendi kendine uyumaya alışsın.
Tabii canım kolaydı öyle alışması. Benim bebeğim gibi uykuyu sevmiyorsa üstelik her türlü şeyi deniyorsun yeter ki uyusun diye. Kendiliğinden uyuduğunu hiç hatırlamıyorum. Sadece daha ufakken süt içerken uyuyabiliyordu ama artık o da yok. Burada tek sevindiğim şey ayakta veya battaniyede sallamaya alıştırmam asla diyordum, onu yaptım gerçekten de :) O boyuta gelmedi neyse ki uyutma çabalarım.
2.Asla kucağa alıştırmam.
Bu da hem bebek açısından hem de anne açısından zor. Bebek açısından hem kucağa, anne ve babasının kokusuna,sevgisini hissetmeye ihtiyacı olduğundan zor hem de özellikle ilk aylarda gaz sancısından deli gibi ağlarken kucağa almamak imkansız olduğu için. Gece gaz sancısıyla uyanıp ağlamaya başladığında kucağımıza alıp bütün evi turladığımızı hatırlıyorum. Kendisi hareket edemediği için mecburen alıp hareket ettiriyorsunuz, sırtını sıvazlıyorsunuz. Anne açısından da zor çünkü alıp sevmeden duramıyor ki insan. Özellikle çalışmaya başladıktan sonra daha çok kucaklamaya başladım. Ağırlaştığı için daha kısa tutmak zorunda kalıyorum gerçi de..Öyle sırf kucakta duran bir çocuk değil yine de, artık az az da olsa oturup oyuncaklarıyla oynamaya başladı. Yürütece de koyuyoruz az az. Ama hemen sıkılıp kolları uzatıyor ‘alın artık beni burdaaan’ diye.
3.Asla parmak emmesine izin vermem.
Bu aslında içlerinde en sevmediğim alışkanlığı. Bundan nasıl vazgeçecek diye endişe ediyorum. Başlarda emzik emiyordu aslında ama sonra ne olduysa emzik almamaya başladı. Sürekli parmağını götürmek istiyordu. Özellikle de uykusu geldiği zamanlar. Ellerini tutarak sallıyordum sırf bu yüzden ama bir süre sonra engel olamamaya başladım. Çünkü hem uykuya dalamıyordu hem de geceleri ben görmeden de parmak emiyordu. Engel olabileceğim bir şey değildi. Emzik emmeye devam etseydi yine bıraktırmak zor olacaktı belki ama parmak emmeyi bıraktırmak daha da zor, her an elinin altında. İşin kötü tarafı şimdi 2 dişi var ve baş parmaklarını ara sıra ısırmaya da başladı. Canı yandığı için bırakır mı bunu yapmayı bilemiyorum.
4.Biberona alıştırmam, çünkü bu sefer memeyi bırakabilir.
Bu ne kadar büyük bir yanlışmış. Evet bazı bebekler için geçerli olabilir ama bence çok nadir. İşe başlamadan önce yani Eda 5 aylık olmadan dışarı çıkacaksam süt sağıp anneme bırakıyordum. Sakın biberonla verme kaşıkla içmesi lazım diye de tembihliyordum. Sanki 1-2 defa içince hemen biberona alışıp emmek istemeyecekti. Ne kadar gereksizmiş. İşe başladıktan sonra hep biberonla içti sütünü ve hiç de tahmin ettiğim gibi olmadı. Ama ne yazık ki son 1-2 haftadır biberon da almak istemiyor. Yani tam tersi oldu bu sefer de biberona alıştıramıyoruz. Tabi süt de içmesi gerekiyor, kaşıkla çok zor oluyor vermesi. Keşke en başından biberonla içirseymişim ara sıra.
5.Asla yemek yerken aferin demem, oyunla yemek yedirmem.
Yesin diye yapmadığım şebeklik kalmıyor. Malesef doktorların zorlamayın, yemezse yemesin önerilerini dinleyemiyorum.
Daha bir sürü var bu maddelerden, bir sürü de çıkacak Eda büyüdükçe. İnsan deneyim edinmeden bilemiyor ve karşıdan konuşmak çok kolay geliyor. Çocuklarımız birer robot olmadığı için kendi isteklerimize göre onları programlayamıyoruz. Onlar bizi kendi isteklerine göre yönlendiriyorlar çoğunlukla.
17 Mart 2011 Perşembe
Rahat bir banyo için--Banyo oturağı
Güzel bir buluşu paylaşmak isterim.
Ayağındaki vakumlarla küvete yapıştırıyorsunuz, bebek içinde güzel güzel otururken siz de banyosunu yaptırıyorsunuz. Eğer küveti doldurursanız oturağın içindeki termometre ile suyun ısısını da ölçebiliyorsunuz. Çok kullanışlı...
Ayağındaki vakumlarla küvete yapıştırıyorsunuz, bebek içinde güzel güzel otururken siz de banyosunu yaptırıyorsunuz. Eğer küveti doldurursanız oturağın içindeki termometre ile suyun ısısını da ölçebiliyorsunuz. Çok kullanışlı...
Anne sütünün saklanması
Çok değerli, bebeklerimiz için en faydalı şey olarak gördüğümüz anne sütü günümüzde süt pompaları sayesinde sağılıp belli koşullarda saklanabiliyor. Ben doğumun hemen ardından sağma işlemine başladım ve hala devam ediyorum. İlk günlerde kolostrum sütü çok değerli olduğundan ve bebek de göğsü boşaltamadığından 10 cc bile olsa mutlaka süt sağmıştım. Sonraki aylarda çok şükür ki sütüm boldu ve sonraki ayları düşünerek bol bol stoklamıştım. Buzluğun büyük kısmı sütlerle doluydu hatta. İşe başladıktan sonra 1 ay içinde tükendi hepsi, çünkü daha Eda 5 aylıktı ve ek gıdalara geçmemiştik tam anlamıyla. Bu sütler sayesinde hiç mama vermek zorunda kalmadık. Katı gıdalara geçişle birlikte tükettiği süt miktarı giderek azaldı. Şimdi 8 aylık ve sadece 100 cc süt içiyor. Az emmesi, benim gün içinde sütü sağmamam tüm bunlar benim sütümü azaltan şeyler oldu. İşin doğrusu sağıp buzluğa attığım sütlerin son zamanlarda bozulması da beni bu süt sağma işinden soğuttu. O kadar çaba göstererek sütü sağmakla uğraş, onu iş yerinde muhafaza etmeye çalış, ama sonunda buzluktan çıkardığında kötü kokusundan dolayı lavaboya dökmek zorunda kal. Çok moral bozucu.
Ben "Lansinoh" markasının süt poşetlerini kullanıyorum. Sitelerinden süt saklama koşullarını alıntı yaptım aşağıda. Aslında tüm bu şartlara uygun muhafaza ettim. O nedenle de bir kısmının normal olup bir kısmının bozulmuş olma sebebini de bir türlü anlayamıyorum. Bunu Lansinoh'a da ilettim ama henüz dönüş olmadı.
Ben "Lansinoh" markasının süt poşetlerini kullanıyorum. Sitelerinden süt saklama koşullarını alıntı yaptım aşağıda. Aslında tüm bu şartlara uygun muhafaza ettim. O nedenle de bir kısmının normal olup bir kısmının bozulmuş olma sebebini de bir türlü anlayamıyorum. Bunu Lansinoh'a da ilettim ama henüz dönüş olmadı.
| "Anne sütünü saklamanın ana hatları: |
| Sağlıklı bebekler için, anne sütü, 19 - 26 °C oda sıcaklığında altı saate kadar tutulabilir. (LLLI 2008) |
| Buzdolabında 4 °C ve altında 72 saate kadar saklanabilir. (LLLI 2008) |
| İçinde buzluk olan tek kapılı bir buzdolabınız varsa, anne sütü buzlukta iki haftaya kadar saklanabilir (buzdolabı kapağının sürekli açılıp kapanması nedeniyle). (Emzirme Yanıtları Kitabı / Breastfeeding Answer Book, LLLI 2003) |
| Eğer iki kapılı ve buzluklu buzdolabınız varsa, anne sütü, buzluk bölümünde 3 - 4 aya kadar saklanabilir. (Emzirme Yanıtları Kitabı / Breastfeeding Answer Book LLLI 2003) |
| Derin dondurucuda sürekli 0º F (-18°C) de altı ay süresince saklanabilir. (Lawrence and Lawrence Breastfeeding, A Guide for the Medical Profession) |
| Eğer sakladığınız anne sütü hakkında sorularınız veya endişeleriniz varsa, sütü atınız ve bebeğinize içirmeyiniz. |
| Ne tip bir kap kullanılmalıdır? |
| Buzdolabına, buzluğa veya derin dondurucuya konulan süt için şu kaplar önerilir: |
| Kalın ve sert kapaklı, hava almayan ve sıkı kapanan, plastik veya cam kaplar. |
| Derin dondurucu ve buzluklar için süt torbaları; bunlar özel olarak insan sütünü saklamak için üretilmiştir. |
| Tek kullanımlık biberon torbaları önerilmez. |
| Anne Sütü Nasıl Ilıtılır? |
| İdeal olan, donmuş sütün çözülmesini beklemektir. |
| Eğer ısıtma gerekiyorsa, kabı veya torbayı, sıcak akan çeşme suyu altına tutarak, sütü ılıtın. |
| Sütün ısısını asla kaynama noktasına getirmeyin. Donmuş süt çözülme aşamasında ekşi kokuyorsa, sütü dondurmadan önce, kabı sıcak buhar veya sıcak su altında haşlamak tavsiye edilir. (İçinde yüksek Lipase bulunan anne sütü dondurulduktan sonra ekşi kokabilir. Süt kabını, sıcak su veya buhara tutmak, bu ekşi kokuyu engeller.) |
| Isısını ölçmeden önce, anne sütünü, kabı içinde hafifçe döndürünüz, çalkalayınız. Üstte biriken kaymak kısmı, bunun sonucunda bütün süte dağılacaktır. (Saklanan sütün kaymak ve sıvı süt olarak ayrışması normaldir.) Kabı çok hızlı ve kuvvetli şekilde çalkalamayınız. Bu, anne sütünün içinde var olan değerli ve gerekli bir takım canlı maddeleri zedeleyecektir. |
| Anne sütünü ısıtmak için asla Mikrodalga fırın kullanmayınız. |
| Çözülmüş Anne Sütü |
| Eğer anne sütü önce dondurulmuş, sonra gene buzdolabının içinde çözülmüşse, 24 saat içinde tüketilmek üzere buzdolabında tutulabilir. Ancak süt kabının açılmamış olması gerekir. |
| Eğer buzdolabından çıkarılıp eritilmişse, dört saat içinde kullanılması gerekir. |
| Çözülmüş anne sütü tekrar dondurulmaz. |
| Biberon içinde tutulan artık anne sütünün bir sonraki beslenmeye kadar güvenli bir şekilde saklanabilip saklanamayacağı, aksi takdirde atılması gerekip gerekmediği bilinmemektedir. " |
Uyku problemimiz
Eda doğduğundan beri öyle kolay uyuyan bir bebek değil. Sadece ilk 1 hafta sürekli uyuyordu. O zamanlar da 2 saatte bir emzirmek için zorla uyandırmaya çalışıyorduk geceleri. Ama 10 günden sonra uyku problemlerimiz başladı. 2-3 aylık bebekken dahi günde sadece 1 saat uyuduğu günleri biliyorum. Uykuya dalması büyük problemdi. Ara sıra emerken uyuduğu da oluyordu ama genellikle ana kucağında sallayarak uyuttum. Bu alışkanlığı malesef devam ediyor ve işin kötüsü artık ana kucağı küçük gelmeye başladı, totosu yere değiyor. Nasıl bundan kurtulacağımızı kara kara düşünmekteyim. Geceleri neyseki biraz daha iyi. Eğer çok uykusu gelip mızmız halleri başlamamışsa ve her şey yolundaysa bizim odada ikimiz yatıyoruz, ordan oraya dönerken uykuya dalıyor. Ninni söylüyorum bazen, öyle uyuyor. Ama bazı geceler inadı tutuyor ve yine anakucağına başvuruyoruz. Çünkü kucakta sallamak bile fayda etmiyor. Öyle olunca nereye gitsek anakucağı da bizimle geliyor.
Tek umudum yürümeye başlayıp yorulunca daha kolay uyuyacağı..İnşallah beklediğim gibi olur, sallamaya gerek olmadan uyumaya alışır.
Tek umudum yürümeye başlayıp yorulunca daha kolay uyuyacağı..İnşallah beklediğim gibi olur, sallamaya gerek olmadan uyumaya alışır.
16 Mart 2011 Çarşamba
Balkabaklı muhallebi
Balkabağı haşlandıktan sonra püre haline getirilir. Anne sütü,keçi sütü veya formül süt ısıtıldıktan sonra pirinç unu ile muhallebi kıvamına getirilir ve ardından balkabağı ilave edilir.
1 yaşına kadar şeker de yasak olduğundan ilave etmiyoruz.
1 yaşına kadar şeker de yasak olduğundan ilave etmiyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Cumartesi sabahı gözümüzü açtık, Eda alev alev ateşli. Tüm vücudu yanıyor. Ateşten korkan panik anne ben hemen ateş düşürücü şurup verdim...
-
Yılın son günü işteyim. Belirsizlikler o kadar çok ki 2011 için. o yüzden dileklerim de çok fazla bu sene. En büyüğü kızım,sevgilim,annem,...
-
Eda’dan bahsediyorum. Sabah işe giderken arkamızdan ağlamaya başladı. “Anne ditme” dedikçe benim içim parçalanıyor. Babası için de aynı, ...
-
Sabah 7 de uyanan kızım Eda nasıl kesintisiz 8 saat uyanık kalıp yeni uyuyabildi anlamış değilim :) Bu kadar ufak bebeklerin uykuya olan ih...
-
Hayatımda ilk kez bir kitabı yüzümde tebessüm ile okudum. Hatta tebessümün biraz ötesinde baya baya güldüğüm yerler oldu. Mizahi tarafı yan...
-
Doğumdan sonra değişen bir alışkanlığım benim bu konu. Önceleri yakın arkadaşlarım veya akrabalarımdan doğum yapanları ev ziyaretinden önce ...
-
İşler o kadar yoğun ki bu hafta, her akşam başımda ağrılarla, gözlerim yanar halde eve dönüyorum. Yine böyle bir günün sonunda gece dinlene...
-
Bir şeyi yasaklarsan cazibesi artar derler ki çok doğru bence. Alışverişi kendime yasakladıkça kendimi hep alışveriş yapar halde buluyoru...
-
Kızım bugün yeni bir tatla tanıştı:elma Elmayı sevdi gibi. Daha ek gıdaya geçmemize var ama inşallah her şeyi iştahlı bir şekilde yer ayır...
-
Tassos’un Türkler arasında çok popüler olduğunu bildiğimizden, bir de gezimiz tam bayram tatiline denk geldiği için Cuma iş çıkışı 19.30 da...


