Eskiden ikinci
çocuğuna hamile olduğunu söyleyen bir bayana “kaşınmışsın” yorumu yapılır mıydı
acaba. Bizzat bana söylendi bu ve komik geldi kulağıma. Günümüzde tek çocuk
yaygın, o yüzden ikinciyi düşünenlere deli gözüyle bakılıyor bir kesim
tarafından. Bu devirde delilik belki de. Maddi olarak öyle. Çünkü artık şehrin
en iyi Anadolu ve Fen Lise kontenjanları boş kalıyor. Yani devlet okullarından
özel okullara kaydı herkes. Çocuklar yüksek puanla bile özel okula gidiyor.
Hikaye lisede başlasa neyse ilkokuldan maddi çöküntü başlıyor. Belki
görmüşsünüz internette dolaşan 2.sınıf konuşma ve iletişim sorusunu. Hani şu “façan yansın karşiim” şıklı soruyu.
Neyse işte birçok sebeple artık veliler özel okullara yöneliyor. Okul fiyatları
ise 4 yıllık parasıyla ev aldıracak türden. 2 çocuk olunca 2 ev tabi. Ha evden
örnek verdim. Eğitime harcanacak para ile ev alınmalı demiyorum. Biz zaten
kredisiz ev alabilen bir toplum da değiliz ki. Yüksek gelirlerimiz yok.
Çocuklarımız iyi bir eğitim alsın diye bütçemizi nasıl ayarlayacağız diye
düşünüyoruz.
Biz ikinci
çocuk kararı alırken işin maddi kısmını hiç hesap etmedik aslında. 4 kişilik
bir aile olmak istiyorduk ve ayağımızı da yorganımıza göre uzatacaktık. Elbet
bir yolu bulunur. Evet kaygılarım var ama üzerinde durmuyorum hiç.
Zaten bu yorumu
yapan arkadaş da parasal kısmı düşünmeden söyledi bunu. Evdeki curcunayı,
uykusuzluk, yorgunluk ve çocuk bakmanın
getirdiği zorlukları ima etti. Belki en zoru kardeş kıskançlığı ile baş
etmek. Eskiden yokmuş bence bu, ya da çok azmış. Sebebini de tahmin ediyorum.
Annelerimiz bizi kendi kendimize oynamamız için bırakırmış. Annem hala söyler.
Yemek yemen çok zordu, geceleri hiç uyumazdın ama bütün gün kendin
oyuncaklarınla oynardın, bu Eda kime çekmiş böyle diye…(ona göre çocuk ille
birine çekmeli sanırım. “ne süslüsün sen öyle, kime çektin yavrucuğummm”)
Çocuğun suçu yok ki onu biz öyle yaptık. Bütün ilgi üzerinde. Onunla oynamak
için can atan biri varken neden tek başına takılsın. Yüksel annem de öyle der,
3 çocuk büyüttüm. Üçünü de yere bırakırdım hiç öyle kucakta büyümediler diye
söyler. Ondan bir önceki nesil ise çocuk doğurup tarlaya gittiği için çocukla
ne kadar ilgilenebilmiş düşünelim artık. Peki bu şartlarda büyüyen çocuklar eve
yeni bir bebek gelince kıskanır mı? Bence sevinir bile evde oynayacak birileri çıktı
diye.
Ayrıca 90’larda
çocuk olanlar beni anlar. Biz sokaktan eve girmezdik. Bütün günümüz ip
atlayarak, seksek oynayarak, sokakta yapılabilecek ne aktivite varsa onlarla
geçerdi. Şimdi ise çocuklar hep evde, anne babaları ile dipdibe. Dolayısıyla ebeveynlerini
paylaşmaları çok daha zor.
Sözün özü; eskiden çocuk bakmak hem daha zordu hem
daha kolaydı.
Kardeşim
olmadığı için bunları sadece gözlemlerime dayanarak söylüyorum. Siz ne
düşünürsünüz? Kardeş kavgası hep vardı ama kardeş kıskançlığı bugünkü kadar
yoğun muydu sizin çocukluğunuzda da?
HB


































