http-equiv='refresh'/>

keçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Doğum İkramlarımız



Doğum iznine yasal sürem başlar başlamaz ayrıldığım için ikramlarımızı hazırlamak için evde bolca vaktim oldu. İşe ilk önce buzdolabı magnetleriyle başladım. Keçelerle biberon ve body süsler yaptım. 30-35 tane hazırlamıştım çünkü her birinde detay fazlaydı ve ciddi zaman alıcıydı benim için. En çok beğenilen ve daha hastanede biten ikramlarımız bu süsler oldu. Hatta pişman olduk annemle birkaç gün daha uğraşıp sayıyı arttırsaydık keşke diye.




Sonra lokumlarımızı süsledik. Şeker hamuruyla kelebek kalıplarımızdan bu süsleri yaptık ve suyla lokumların üzerine yapıştırdık. Hem hazırlaması kolay hem de gayet şirin görünümlü oluyor.



Kokulu sabunların yapımı çok eğlenceliydi. Her sabun eritişimizde farklı bir renk tonu çıkıyordu. Epeyce yorucu oldu, sayı olarak fazla hazırladık çünkü. Ancak evi de mis gibi kokular sardı.
Kokulu sabun yapımı çok ama çok kolay bu arada. Evde herkes kendi yapabilir rahatça. Malzemeleri internetten aldım. Opak beyaz sabun, şeffaf sabun, esans, neon boya ve kalıp gerekli sadece. Sabunları minik küpler şeklinde kesiyoruz öncelikle. Sırf beyaz da kullanılabilir ama az miktarda şeffaf sabun katıldığında daha parlak görünümlü oluyorlar. Kalıplara yetecek miktarda sabunu benmari usulü eritiyoruz. İlk seferde denk getirmek zor ama sonra ayarlaması basit oluyor. Erittiğimiz sabunlara istediğimiz renk boyadan 4-5 damla ekliyoruz. Buna kendiniz karar veriyorsunuz aslında, ama yavaş yavaş eklemekte fayda var. Ardından koku verecek esansı ekliyoruz. Ben zambak ve yasemin esansları almıştım. Son olarak da bu karışımı kalıplara döküp 15-20 dk kurumasını bekliyoruz. Önemli bir not; karışımı kalıplara dökmeden alkol sprey kullanmalıyız. En son işlemden sonra, yani karışımı döktükten sonra da alkolle oluşan kabarcıkları söndürmeliyiz.
Kalıp konusunda da ipucu; internette özellikle sabun için satılan kalıplar var ancak genelde tekli ya da ikili. Bunlardan çok sayıda almalısınız ki erittiğiniz sabun miktarını çok tutabilin. Aksi halde tek tek uğraşılacak iş değil. Kalıplar da maliyetli epeyce. Ben bunu yapmak yerine pazardan silikon kek kalıpları aldım. Bir de ikea’nın buz kalıplarını kullandım. Aynı işi görüyor. Hem de bu şekilde tek seferde bir sürü sabun hazırlamış oluyorsunuz.









Mümkün olduğunca taze ikram edebilmek adına en son olarak kurabiyelerimizi hazırladık. Kalıpları ve süslemek için gerekli olan malzemeleri yine internetten aldım. Dünya kadar çeşit var. çok profesyonel görünümlü olmadılar evet ama en azından kendimiz hazırlamış olduk.




İkramlarımızın içinde sadece lavanta keselerini sipariş ettim. Bunu da lohusa tacımı ve terliklerimi hazırlayan bir bayan hazırladı. Kendisinin instagram hesabı var ve çok uygun fiyata harika şeyler yapıyor.



Bugün itibarı ile hepsi tükenmiş durumda. Umarım bizi ziyaret edenler için güzel bir anı olarak kalmıştır.


HB

3 Kasım 2014 Pazartesi

Sizzix Big Shot Kesim Makinesi

Çok büyük bir keyifle başladığımız ve bazı özel sebeplerle artık ilgilenemediğimiz Lucellomuzdan geriye kalanlar hakkında bir duyurum var. Aslında instagramda paylaşmıştım ama biraz daha detaylı olması açısından yazmak istedim. Gelen sorulara da cevap vermesi adına…
Geniş bir araştırma sonucunda keçe kesim makinesi almıştık. Yanında da 4 adet kalıp aldık. Çünkü bu makine kalıp almazsanız tamamen fonksiyonsuz durumda. En çok kullanılan kalıplar (yani bizim için öyleydi) çiçek ve kişiye özel isim yazdığımız için harf kalıplarıydı. Elle bunları kesmek çok zaman alıyor. Keçe ve tasarım işiyle uğraşanlar için harika bir kurtarıcı aslında.



Güvenilir bir yurtdışı sitesinden orijinal Sizzix makinemizi, kesim pedlerini ve kalıplarını aldık. Ancak kutusundan bile çıkarmak nasip olmadan Lucello’ya son vermek durumunda kaldık. Yani ürünlerin tamamı sıfır durumda. Garantisi de var elbette ama yurtdışından olduğu için ne kadar kullanılır emin değilim.
Sizzix makineyle kağıt, keçe, kumaş, ince alüminyum levhalar ve birçok malzeme kesilebiliyor. Satınalmak için o kadar çok araştırma yaptık ki şimdi elimden çıkarmak zorunda oluşuma üzülüyorum. Ama hiçbir şekilde işimize yaramayacağından evde yer kaplamaması tek amacımız.
Fiyatı elbette bize maliyetinden çok daha düşük ve ayrıca kalıpları için de bedel istemiyoruz, yani kalıpları hediye ediyoruz makinenin yanında.
İlgilenen olursa ve soru sormak isteyenler sadeanneHB@gmail.com adresine mail atabilir.

Edit --) Makinenin satışı yapıldı. İlgi gösteren herkese çok teşekkürler.


HB

30 Nisan 2014 Çarşamba

Rahat anneler rutin sevmez mi?

Bazen kızıyorlar bana, çocuk bu robot değil ki. Hep aynı saatte uyusun, hep yemek saatlerine uysun diye zorlama bu kadar eleştirileriyle karşılaşıyorum. Hatta bazen ben de kendime kızıyorum, neden kasmışım ki bu kadar uyusun da uyusun diye. Canı ne zaman uyumak isterse o zaman uyusun bırak stres yapma hiç diye kendime çok söyledim.
Eskiye göre rahatım da ama haftaiçi biraz daha hassasım. Çünkü sabahları zaten o kadar zor uyanıyor ki bir de geç yatarsa iyice uykusunu almadan okula gidiyor. Haftaiçi hiçbir yere gidemiyoruz sırf bu yüzden. 1 saat geç uyusun ne olacak diyenlere de cevabım var. Ufak bir formülle 1 saatin aslında çok saat olduğunu gösterebilirim.

1 saatlik kayma + bunun getirdiği uyku sapıtması < 2 saatlik kayma

Dün gece yaşadık. Annem yemeğe çağırmıştı. Bahadır Celal ile Ceren diye bir filme takılmış, Eda’nın da ilgisini çekmiş. Baktım baba kız göz kırpmadan film seyrediyorlar. Film de Şahan’ın! Neyse uyku saati gelince kalkalım dedim tabi istemedi. Birkaç kez söylememe rağmen ancak film bitince kaldırabildim. Yani saat 9:45’te! Eve git, giyin, yat derken saat 10’u geçti tabi. Yatakta da dön dön, uyuyamıyorum anne, uykum yok anne derken derken 11’den sonra anca uyudu. Yani 2 saatten fazla uykusuz kalmış oldu. Ve ben de artık rahatım, ikinci çocuk olursa uykuyu yemeği hiç de takmam artık kafama derken boş konuştuğumu anlamış oldum. Hala rahat anne olamamışım :(





Bu arada Lucello’da yeni ürünümüz anneleri ilgilendiriyor. Göz atın, pek sevimli bir yedek kıyafet torbası hazırladık.


HB

24 Nisan 2014 Perşembe

Lucello Karşınızda

“Biz, özel sektörde çalışan iki arkadaşız. Monoton çalışma hayatımızda yarattığımız bu renkli dünya bizim hayal bahçemiz. Renkli renkli keçelerin, boncukların, kurdelaların içinde zaman geçirmek, ortaya yeni bir şeyler çıkarmak çok zevkli. Ama asıl işin güzel tarafı bu ortaya çıkanların birileri tarafından beğenilmesi ve kullanılması. Hazırladığımız farklı tasarımları sizlerle bu sitede paylaşıyoruz. Sevip sizin olmasını isterseniz mail ile bize ulaşabilirsiniz.”



Diyerek yola çıktık Nevin ve ben. Bir süredir işten kalan zamanlarımızda l’ucello ile ilgileniyoruz. Lucello; insanların severek yaptığı işler de olabilir diye düşünmemizi sağladı. Bunun yanı sıra emek harcamadan güzel şeyler ortaya çıkmasının imkansız olduğunu da bir kez daha anladık. Emek veriyoruz, bu işle uğraşırken büyük keyif alıyoruz. Tek eksiğimiz yaptıklarımızı paylaşıp beğenilmesini sağlamaktı. Bugün itibarı ile bunu da tamamlamış bulunuyoruz.

Bu arada, bu uğraş canım arkadaşım Mine’nin sayesinde geldi beni buldu. Onun katkısı belki de herkesten büyük. Lucello’nun logosunu da bizzat kendisi çizmiştir. Yetenekli ve candan arkadaşıma bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Lucello mu l’ucello mu bir açıklık getireyim. Aslında doğrusu l’ucello ancak mail adresi, blog gibi birçok yerde karakter kullanılmadığı için lucello olarak değiştirdik biz de.



Instagram hesabımız; http://instagram.com/lucellodesign


Hazırladığımız ürünleri bu platformlarda paylaşacağız. Instagram bu tür tasarımların en aktif kullanıldığı yer ama ünlü isimlerin yorumlarında görüyorum bazen reklam amaçlı gereksiz şeyler yazıyorlar. Bu tür itici hesaplarla alakamız olmayacak tabiki.

Şu ana kadar hazırladığımız ürünleri bloğa ekledik. Umarım güzel olur, heyecan dorukta :)


HB

8 Nisan 2014 Salı

Süslü babet

Babet sezonu açıldığına göre artık bu yazının zamanı gelmiş demektir. Düz siyah babet alıp birkaç dokunuş yaptım ve kertenkeleli babetlerim çıktı ortaya. Kertenkele şekli süslemeye çok uygun bence. 






Kertenkele demişken büyük usta Gaudi’yi de anmadan geçmeyelim. Barcelona’ya gidip Park Güell’deki kertenkele heykelinin yanında poz vermeyen olduğunu sanmıyorum. 

3 Mart 2014 Pazartesi

Aktivite Odasından Taze Çıktılar

Geçen hafta kızı babasına emanet edip çarşıda ne kadar boncukçu, kurdeleci, hobi dükkancı varsa her birini gezmeye koyuldum. O kadar çok poşetle yürü de yürü, günlerce kollarım ağrıdı ama neyse ki istediklerimi alıp da eve döndüm. Bu keçe çalışmaları beni giysi dükkanlarından uzak tutuyor, oyalanıyorum; böylece AVM gezme ihtiyacı bile duymuyorum diye sevinirken malzemelere bir sürü para harcadığımı farkettim. Yok, bu hayatta para harcamadan yapılan tek bir şey yok anladım ben.
Çarşı içine arabayla girmek eziyet olur diye otobüsle gideyim dedim. Araba konforuna alıştıktan sonra otobüsün nasıl bir zulme denk geleceğini hesap edememişim. Üstelik onca yolu ayakta gittikten sonra. Dönüşte metro ile şansımı denemek istedim. Yine ayakta yine havasız ve kalabalık bir ortamda yolculuk yapıp eve kendimi zor attım.

Bahadır bana, daha doğrusu Eda ile ikimize “aktivite odası” yapmış. Eda kağıt kessin, yapıştırsın, boyama yapsın. Ben de keçelerimle uğraşayım diye. İçinde ütü masası, çekyat, giysi dolabı olan odaya atölye ya da faaliyet odası denebilir mi? Yakışık almaz. Bahadır’ın bizi başından atıp tek başına rahat rahat salonda film izleme projesi desek daha doğru olur sanırım :p


Faaliyet odamızdan çıkan son eserler :)

















10 Şubat 2014 Pazartesi

Keçeyle Tanışma

O kadar alışmışız ki hazır olanı tüketmeye. Başkaları yapsın, ben kullanayım. Ben de böyle alıştım. Tüketmek adeta bir istek haline geldi. Mesela alışverişe çıkıyorum, gördüğüm bir şeyi beğenip alıyorum. Sadece onu alma eylemi beni mutlu eden. Öyle olmasa etiketiyle haftalarca giyilmeden dolapta beklemezdi. Utanılası ve şımarıkça.

Ufakken yani zamanımın çok olduğu okul yıllarında kendim bir şeyler yapmayı severdim. Mesela düz ve basit şeyler de olsa örgü örmeyi, boncuk dizmeyi vs. Ama artık bu zamansızlıkta en sevdiğim şeyi, kitap okumanın kendisini rafa kaldırmışken bu tür şeylerle uğraşamıyordum. Tek yaptığım ara sıra Pinterest’e girip insanların DIY projelerine bakmaktı.


Minecim keçe kursuna gitmeyi teklif edene kadar…Geçen haftasonu Elif Şahin (EsTasarım) evinde 3 saatlik bir kurs verdi bize. Çok eğlenceliydi ve nasıl geçtiğini anlamadık sürenin. Temel birkaç teknik öğrendikten sonra evde denemelere başladık her ikimiz de. Ev, aldığım keçeler ve malzemelerle Pazar yerine dönse de bana bir nevi terapi geliyor bunlarla uğraşmak. Tabii genelde Eda uyuduktan sonra yaptığım için uykusuz kalmama neden oluyor ama yine de şikayetçi değilim. Yaptığım şeyler çok acemi işi tabi, buna rağmen beğenip kendisi için de isteyenler oldu. Böyle beğenenler çıktıkça da pek mutlu oluyorum. Bir şeyler üretmenin en güzel yanı da bu olmalı zaten.








Popüler Yayınlar

Recent News