http-equiv='refresh'/>

ihtiyaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihtiyaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2015 Çarşamba

Hızlı Geçiş

“Sallanmaya alışmasın” dan “nasıl uyursa uyusun, yeter ki uyusun” a geçişim hızlı oldu. Anne istediği kadar kurallar belirlesin çocuk kendi kurallarını oluşturuyor. Hele bebek gazlı ise kurallar illa ki ihlal ediliyor. Aşağıda gördüğünüz fotoğraf evimizden salıncak manzaraları. Sepet Eda’nındı ve 4. bebeği büyütüyor. Yani arada 2 kişi daha kullandı. Aden’den sonra da talipleri var. odadan odaya taşıma ve gece hemen yatağın yanına çekebilme açısından çok kullanışlı. Anakucağı da Eda dan. Titreşimi sayesinde nadiren de olsa gaz çıkarmasına yardım ediyor. Salıncak ise yeni. Müzikli ve kendi sallanıyor ama gel gör ki Aden hanım henüz pek tercih etmiyor. 2.el ürünlere sempatisi daha fazla anlaşılan. Bunca salıncak varken niye hepsinin içi boş diyecek olursanız cevap basit. Uyanık oldupu zamanlarda bu kız kucak seviyor. Tercihen evin içinde gezen bir kucak.



İlk 2 hafta o kadar çok uyuyordu ki. Süt iç, uyu, 1 saat uyanık kal döngüsü bizi yanılttı. 2.çocuk gerçekten rahat büyüyormuş yahu gibi komik bir yanılsama oldu. İlk çocuğumuz uykuyu hiç sevmezdi, bu sevecek hiç değilse diye kısa bir umuda kapıldık. Öyle değilmiş, hatta bu daha fena olacak gibi. Geçen bir eczacıyla konuşuyorduk, onun da kızı varmış. Uykudan konu açıldı. Bizimki hala uyumuyor deyince kaç yaşında ki diye sordum. 2 aylık cevabını alınca kısa süreli bir şok yaşadım tabi. Benim büyük kızım 5 yaşında, hala geceleri uyandığı oluyor dediğimde de o biraz şaşırdı. Moral bozmak istemem de daha şimdiden fazla ümitli geldi. Beni ilk çocukta kandırmışlardı. Kırklansın düzelecek, 2 aylık olsun, 6 aylık olsun, yaşına girsin her şey düzelecek diye diye…

Lohusayken hasta olmak da varmış. 1 hafta kulak zonklaması, boğaz ağrısı ile boğuştum. Hep doğal şeyler denedim ama geçmeyince doktora gitmek zorunda kaldım. Nur topu gibi otit yani kulak enfeksiyonum olmuş. Penisilin içerikli antibiyotik tedavisine başladık. Gece uyanık kalmak yeterince zorken bir de kulak ağrısıyla ayakta durmak çok çok sinir bozucuydu. Diğer yandan maskeyle dolaşmak ayrı bir işkence oldu. Allah’tan annecim yanımda. Gündüz Aden’i bırakıp biraz uyuyabiliyorum onun sayesinde.
                                                                                                                                                    
Aden 35 günlük oldu. Hanfendi ağlamayı çok güzel öğrendi ama gülümseme konusunda hiç aceleci değil. Rüyasında attığı gülücükler dışında ciddiyetinden asla taviz vermiyor. Altı açıkken çok mutlu, yaz gelse de cıbıl dursa keşke. Banyoya yeni yeni alıştı gibi. Çocuk anne karnında hep susuz olduğu için başlarda suya tepki gösterdi. Uyurken bile yanında biri olsun istiyor çünkü mıkırdadığı zaman 2 seçeneğim oluyor. Ya hemen sallayıp uykuya devam etmesini sağlıyorum. Ya da risk alıp dokunmuyorum. Kendi kendine uyuyabiliyor ya da mıkırtılar ağlamaya dönüşebiliyor. Böyleyken evde bir işle uğraşmak da imkansız oluyor tabi. Bazen tuvalete bile zor gidiyorum başbaşayken. Akşamüzeri ve gece boyu çok ama çok gazı oluyor. Hayatının yarısını ıkınarak geçiriyor zavallım. Umarım kısa sürede kurtuluruz bu dertten.

Ben tüm bu tempoya rağmen beslenmeme dikkat ediyorum. Annem gündüzleri geldiği için aç kalmıyorum. Sırayla da olsa yemeklerimizi yiyiyoruz. Hamileyken aldığım 22 kilonun 11 kilosu hala benimle. İlk doğumdan 1 ay sonra eski kıyafetlerimi giyebiliyordum. Şimdi o açıdan biraz moralsizim. Hem aldığım fazla kilolar yüzünden hem de yaşla alakalı olarak fazlalıklar çabuk gitmiyor. İkinci çocukta rahat olunduğu söylenmişti. Benim için pek geçerli değil. Biberonu kaynatmak yerine kaynamış suyla yıkıyorum. Rahatlığım bu kadar işte.


HB

25 Aralık 2014 Perşembe

Ranza Modelleri

Eda’nın odasıyla ilgili düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Şimdiki odası 2 çocuk için fazla ufak. Yan odaya geçmeyi planlıyoruz ama hem bizim odadan uzaklaşacak, hem de yan komşunun çocuk sesleri zaten az olan uykusunu etkileyecek diye endişe ediyorum. Yine de başka çare yok gibi görünüyor.
Kardeşler için ranza hem kullanışlı hem de çok eğlenceli. Ufaklık belli bir yaşa geldikten sonra (ben ufaklık diyorum ama Eda kardeşinden bahsederken Aden demeye başladı bile) ranzaya geçiş yaparız. Odalarımız küçük olduğundan ranza şart olacak. Ancak ilk etapta ikea’dan yatak almayı düşünüyoruz. Eda hala yatağına sığıyor, zaten boyu uzatılıyor da yatağın. Yani 2 yıl daha bu mobilyalarla idare edebilir. Hem ranza başlarda bebek için kullanılamayacağından bu fikri birkaç yıl sonrasına erteledik. Hazır ranzalardan ziyade odanın daha kullanışlı hale getirilmesi için özel tasarım olması daha mantıklı geliyor. Pinterestten bulduğum ve beğendiğim bazı modeller oldu, ilerisi için dursun bakalım bir kenarda.


HB





6 Kasım 2014 Perşembe

Miniğin ilk eşyaları

Genel olarak sosyal medyadaki çekilişlere katılan biri değilim. Aslında sosyal medya ile sınırlamayayım, büyük AVM’lerde araba çekilişleri olur. Annem tüm alışveriş fişleriyle bu çekilişlere katılırken ben çok üşenirim böyle şeylere. Sosyal medyada çekiliş yerine yarışmaları daha çok takip ediyorum. O da eğlencesine işte. Yarışma şartlarını yerine getirirken eğleniyorum bir yandan çünkü. Yani fotoğraf çekerken.
Çekilişe mesafeli olmama karşın Blogcu Anne’nin ayın ürünü olarak yazdığı ve benim ilgi alanıma giren hediyesine denk geldim. Yazı linki burada. Minik kızın şansına katıldım ve 5 talihliden biri oldum.
Mamajoo’nun anne paketi bir adet biberon, bir silikon göğüs koruyucu (ki bu nasıl kullanılır, nedir pek fikrim yok), bir de sevimli bir önlük içeriyordu. Paketim dün elime ulaştı. Elif çekiliş yapmakla kalmayıp ürünlerin ulaşıp ulaşmadığını da takip ediyor. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.



Eda biberonu görünce “aaa nasılmış bu biberon bakayım” derken derken bir baktık ki biberon ağzında. Sonra da önlüğü taktı ve Bahadırla göz göze geldik. Hatta Bahadır bu hediyeler küçük kıza yar olmayacak galiba diye düşündü. Hemen kaldırdım tabi. Bakalım bu biberonla ne maceralar yaşanacak…


HB

6 Haziran 2014 Cuma

Uzun! Daha uzun.. Sıcak! Daha sıcak!!

Haziran ayında ilk kez çizme giymiş SadeAnne hepinizi sevgiyle selamlıyor. Bunalımdayım herkes gibi. Güneşi özledim. Güneş gözlüğüm kullanımsızlıktan paslanacak. Haziranın ilk haftası Çeşme ile sezon açılışı yaptığımız günleri özledim. En azından haziranın son haftası gidelim diyoruz ama hiç tatil moduna giremiyorum.
Bir de açıklama geldi; artık Türkiye yarı tropik iklim sisteminde kabul edilmeliymiş.

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şen, Türkiye'nin, küresel iklim değişikliği nedeniyle artık 'yarı tropik iklim' sisteminde kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Doğru tabi, dün Ankara’da ne sel olmuş! Endonezya’dan farkımız kalmadı. Kendimizi buna hazırlamalıyız herhalde. Neyse elbet yaz gelecek ve ben bu aralar takık olduğum uzun elbiseleri giyeceğim.






Şu elbiselere baksanıza ne kadar şık ve rahat olur insan bunların içinde. Moda bloggerlığına soyunmuş değilim. Ama yarın öbür gün inşallah Eda büyüdüğünde artık bebek ve çocuk konuları ilgi alanımdan çıkacağından belki alanımı oraya yöneltebilirim. Şaka tabi. Haaa bu arada tam da şimdi bir duyum aldım; bu yaz çok sıcak geçecekmiş. Öyle serin ve yağmurlu geçen baharların arkası çok çok sıcak yazlar olurmuş. Havayı koklayan anne. Bak şimdiden buraya yazıyorum, kendime not olsun. O zaman da aman çok sıcak, sıcaklar bunalttı demek yok. Giyersin elbiseni bulursun bir gölge ya da klimalı bir yer oturursun. Şikayet yasak.


HB

26 Temmuz 2013 Cuma

Araştırmalık Bercelona

İspanya...En çok görmeyi istediğim yere kısmetse Pazar günü ayak basıyorum. Tek bir bölgesinin (Katalonya) tek bir şehrini göreceğim. Endülüs’ü çok çok merak etmeme rağmen çocukla birlikte gidilecek yerleri düşünürken Barselona’da karar kıldık. Tatili çok fazla yollarda geçirmek istemedik. Az gezelim, öz gezelim istedik. Altını üstüne getirelim gittiğimiz yerin istedik. Yapabilecek miyiz bilmiyorum ama öyle bir hazırlandım ki nereye ne sırada gideceğimiz, nerelerde ne yiyeceğimiz, hangi ulaşım aracını kullanacağımız, her şey belli. Turla gitmiyoruz ama araştırmalarım sayesinde pek ihtiyaç duymayacakmışız gibi görünüyor.
Bu sene çevremde Barselona’ya giden arkadaşlarım oldu bir sürü. Onlarla konuştuğum kadarıyla tek problem yemekler ve her şeyin pahalı oluşu. Çocuksuz gidiyor olsak yemek çok mesele olmazdı da Eda’nın iştahından dolayı biraz endişe ediyorum. Sonra da 5 gün değil mi, aç kalacak hali de yok, yediği kadar diyorum.
Araştırmalarımın tamamını internetten yaptım diyebilirim. O kadar güzel gezi yazıları ve bloglar var ki. Hepsinden parça parça bilgiler not aldım kendimiz için. Ofisten Barcelona konusunda uzmanlaşmış arkadaşların da eklemeleriyle harika bir rehber oluştu elimizin altında. Planlama güzel, bakalım uygulaması nasıl olacak.,









Valizimi hazırlamaya başladım. Eda ve kendim için minik minik elbiseler koydum hep. Böylece yer sorununa fayda sağlayacak ve orda kombin derdiyle beni uğraştırmayacak. Ama tabi kıyafetleri yıkama imkanı olmayacağı için sayıyı biraz abarttım. Eda’nın günde 2-3 kıyafet değiştirdiğini düşünerek buna mecbur kaldım. Bir de havalar nasıl olur kestiremediğim için kalın birkaç şey seçmem gerekecek. Burada bile akşamları serin olabiliyor. İspanya’nın akşam sıcaklığı nasıl olur hiçbir fikrim yok. Kıyafet-ayakkabı bir yana Eda’nın ilaç torbası da valizde kendine kocaman bir yer istiyor. Ateşi olursa, midesi bulanırsa, ishal olursa, alerji olursa, derken derken evdeki bütün ilaçları alma gereği duyuyorum. (Burcu’nun bu yazısı sayesinde bu akşam hemen bir check list yapacağım) Umarım hepsi de gittiği gibi geri gelirler. Denize girmek için vakit bulma ihtimalimize karşı yanımıza alacaklarımız arasına plaj tayfası da ekleniyor ki minicik bikiniye rağmen kocaman plaj havluları yine valiz düşmanı olarak aramıza katılmış oluyor. Sığdığı kadar.

Notlarımı hazırlarken yararlandığım blogları paylaşmak istiyorum. Bir gün Barselona’ya yolunuz düşerse göz atın diye. Bana çok faydaları oldu, iyi ki yazmışlar. Tabi ki ben de kendimce seyahatimi anlatmak isterim döndüğümde ama tatil dönüşü öyle bir yoğunluğa düşüyorsunuz ki blog yazmayı bırakın 5 dakika mola verecek zamanı bulamıyorsunuz.

Barcelona ile ilgili yazıların bulunduğu adreslerin bazıları:






Bir de Çizenbayanın blogu var. Yazarken açamadım, hata verdi. Oraya da mutlaka bakmalı.

HB

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Wanted: 1 adet beyaz t-shirt

Benim alışverişle ilgili iki talihsizliğim var. Artık bunlar benim alışveriş ritüelim haline geldi.
1.Özellikle bir şey almaya çıktıysam asla istediğim gibi bir şey alamam. Elim boş dönmesem bile içime sinmeyen parçalar alır dönerim.
2.Almak istediğim şey çok basit, sade bir şeyse mümkün değil onu bulamam.

İkinci madde tam da şu ara yaşadığım duruma örnek. Ne zamandır dümdüz beyaz bir t-shirt arıyorum. Bu kadar basit olması aslında benim zor bulacağımın bir işareti. Çünkü dükkanlar cafcaflı, pullu, simli, boncuklu T-shirtlerle dolu. Hadi düz beyaz sevdamdan da vazgeçtim, düzgün bir bluz alayım diyorum. Ya transparan ya önü fazla açık. Olmuyor bir türlü. Bir an Avrupa’da mı yaşıyorum oluyorum mağazaları gezerken. Bunlar bizim bütün yazı tatil yerlerinde geçirdiğimizi falan mı sanıyorlar. Hep miniler, bir avuç şortlar, açık saçık t-shirtler. İçine body giyme seçeneği ile geliyorlarsa ona da itirazım var. Bu sıcakta insan onu zor taşırken bir de kat kat giyinemez herhalde.


Neyse ben şöyle usturuplu, penyesi atlet gibi olmayan ve illa ki kısa kollu düz beyaz bir üst arıyorum. Aslında en önemli kriterim de uzun olması. Artık kayiten kısa üstler giyemiyorum. Evdeki bir sürü t-shirt sırf bu yüzden sahip aramak üzere anneme gönderildi.
Koton’da buldum aslında tam aradığım gibi. Resimdekinin aynısı. Fiyatı da çok uygun ama gel gör ki gezmediğim Koton mağazası kalmadığı halde beden bulamadım. Bursa’dakilerin tümüne baktığım gibi İstanbul’da da 3-4 mağaza kontrolünün ardından umudumu yitirdim. Tüm Kotonlarda bu t-shirtten var ama hepsi M-L-XL. Memlekette zayıf kadın mı kalmadı? Bu Koton Amerika’ya açıldı da haberim mi yok? Ey Koton normal kiloda Türk kadınının beyaz t-shirt giymeye hakkı yok mu?
Ben ve sorularım başbaşa kaldık. T-shirtüm yine yok.

HB

6 Haziran 2012 Çarşamba

Valiz Hazırlayalım mı?

Gözümüzü yollarda bırakan 2012 yazının gelişiyle birlikte çocukla tatil konuları da konuşulmaya ve yazılmaya başlandı. Haziran ayında 2-3 günlük Çeşme tatili düşündüğümüzden, ben de kısa da olsa çocukla tatil için hazırlıklı mıyım diye sordum ve bir liste yapsam belki işim kolaylaşır diyerek bunu hazırlamaya karar verdim. Geçen sene yaptığım iyi gelmişti son bir gözden geçirmek için.

Süre kısa bile olsa, çocuk için alınacaklar bavulu şişirmeye yetiyor. Bavulu erkekler hazırlasa hacim olarak değişeceği kesin. Gerçekten gereksiz eşyalarla doldurup bazılarını hiç çıkartmadan geri getiriyoruz çoğu kez ama nasıl olsa araba taşıyor, sırtımda götürmüyorum ya düşüncesi aklımızın bir yerinde yerleşmiş olduğundan elimizi attığımız her eşya “ya lazım olursa” diye valizi boyluyor mutlaka.
Tatil hazırlıkları dahi insanın içini kıpır kıpır etmeye yetiyor. Çocukla yapılan tatil tanımı her ne kadar farklı olsa da değişikliğin hepimize iyi geleceği ümidiyle bir an önce bir yerlere gitmek istiyorum. Tuzlu tuzlu durmayı, plajdaki canlılığı, yüzmeyi çok özledim.

Çeşme tatili 3 gün süreceği için listem biraz kısa. Otelde kalacak olmamız da listeyi kısaltıyor. Havlu, çarşaf gibi şeylerden kurtulmuş oluyoruz en azından.



Bol bol kıyafet

Eda için bol kıyafet almakta fayda var. Tuvalet eğitimine başladık yavaştan. O yüzden altını kirletmeydi, terlemeydi derken çokça kıyafete ihtiyacımız olacaktır. Neyse ki mini mini hepsi :) Asıl benimkileri iyi seçmem ve hakkaten giyeceklerimi almam lazım.

Şapka ve güneş gözlüğü

Şapka takmamıza rağmen Eda’nın gözleri geçen yaz kıpkırmızı olmuştu güneşten. Güneş gözlüğü aldık bu yaz, umarım takar.

Güneş kremi

Geçen yıldan kalan kremimiz var ama malum, kullanma süreleri 1 yıl olduğu için onu atmak durumundayım. Yine Trukid bulabilirsem ondan almak istiyorum.

Sinek kovar

Chicco’nun çıkardığı sprey, roll-on veya krem şeklindeki sinek kovarlar işimi görecek gibi geliyor. Bir güneş kremi sür bir sprey sık, üstelik bunu 2 yaş sendromu içinde olan ve böyle şeylere hiç gelemeyen bir çocuğa yap, zor olacak farkındayım.

Mayo

Artık kızıma mayo almanın zamanı geldi. Little swimmers yeterli gelir aslında ama kız annesi olarak mayo giydirmeye hevesliyim azıcık. Daha ne kadar bekleyeceğim, bu yaz değil de ne zaman!

Havlu

Otelde lazım olmayacaksa bile deniz kenarında Eda’nın saçını kurulamak için gerekebilir.

İlaç

Umarım ihtiyaç olmaz ama ateş düşürücü gibi ilaçların bulunmasında fayda var. Medeniyetten uzak bir yerde olmayacak olsak da zamansız gerekmesi durumunda elimizin altında olmalı. Aman Allah korusun.

Simit

Eda’ya bir tane simit almıştık ama ilk tatilinde pes etti ve patladı gitti. Deniz yatağı, simit, kolluk gibi şeyler çocuklu tatilde olmazsa olmazlar.

Portatif tuvalet

Yollarda tuvalet molası vermek beni en çok korkutan şeylerden. Temiz lavabo bulmak çok zor. Biz bir şekilde idare ediyoruz da çocukla nasıl olacak? Dokunma dersin her yere dokunur, ellerini yıkamaya çalışırsın içine sinmez. Bunun için satılan portatif lazımlıklar varmış. Mothercare ve Joker’de satıldığını duymuştum.

Uyku arkadaşı

Bizimkinin uyku arkadaşı var ama öyle her gece aradığı, olmazsa olmaz bir oyuncak değil. Çoğunlukla Zulu veya Piglet oyuncağı kolunun altında uyuyor ama olmadığında da çok aramıyor. Hatta bazen daha uykuya geçmeden “anne al” diye bana uzatıyor. Eğer çocuğun uyku arkadaşı varsa ve onsuz uykuya dalamıyorsa tatil onun da hakkı olacaktır.

Bebek arabası

Plajda uyuma ihtimalimize karşı almamız gerekiyor. Normalde öğle saati odaya gidip dinlenmek en iyisi ama tatil kısa olunca yapılır mı bilmiyorum. Plajda uyumak istemezse ve gölgede tutamazsak mecburen odaya geçeceğiz.

Biberon

Sabah 6’da uyanıp süt isteme artık bizde bir alışkanlık haline geldi. Uykumun en tatlı yerinde süt ısıtmaya kaldırılmak, sonra da tam yeniden uyumuşken kalkmak zorunda olmak çok fena ama malesef o sütü içmediği sürece hiç uyumuyor. Yani ya 6 da kalkacaksın ya da 6 da süt için kalkıp yarım saat de olsa yeniden uyuyacaksın. Tatilde de bu yüzden biberona ihtiyacımız olacak.

Sticker

Yol boyunca iyi bir oyalayıcı olabilir. Benim günün her saatinde oyalayıcıya ihtiyacım var aslında. Yemek yedirirken, tuvalete götürürken, arabada..Hep..

Şimdilik benim aklıma bunlar geliyor. Başka mutlaka yanında olmalı dediğiniz bir şey var mı?

HB


13 Haziran 2011 Pazartesi

Alaçatı bekle bizi

Önümüzdeki Cumartesi, 1 geceliğine kısa bir tatil planımız var. Daha önce de Eda ile uzun yola çıktık ama bu sefer tatilin plaj bölümüne Eda da dahil olacağından hazırlıklarımız biraz daha farklı olmak zorunda. Haftasonu hazırlıkların büyük bölümünü tamamladım. Daha doğrusu ihtiyaçları temin ettim. Tatile çıkacak diğer arkadaşlara da fikir vermesi açısından yazıya dökmek istedim.

Eda daha önce denize girmedi. Tepkisi nasıl olur bilemiyorum ama deniz sıcaklığına göre sokabiliriz diye ‘ne olur ne olmaz’ listemiz var:

٣ Gölgelikli simit; jokerden aldım. 81 cm yazıyor ölçü olarak. Henüz boyumuz o kadar değil ama en ufağı buydu.
٣ Güneş kremi; birçok annenin önerisi üzerine Trukid aldım. Aslında bulamam diye alternatif marka organicare alacaktım ama jokerde gezerken karşıma çıkınca tarifsiz bir sevinç yaşadım. 30 faktör, içinde paraben yok.
٣ Mayo; bebekler için çok güzel mayolar var fakat denizde çok kısa kalacağını, tuvaletini söyleyecek yaşta olmadığını ve bikini üstü ile tutmayacağımı düşünerek vazgeçtim ve Huggies little swimmers mayo aldım.

‘Olmazsa olmaz’ listesi:

٣ Penye şortlar,bol miktarda t-shirt, çıtçıtlı body,birkaç tane uzun kollu body,akşamları giydirmek için hırka; Eda huysuzluk etmezse tüm gün (belki öğlen saati hariç) plajda olmayı düşündüğümüz için gölgede bile olsa ilk defa güneşle karşılaşan hassas cildini korumak açısından üzerine askılı body veya elbise gibi bir şeyler giydirmek gerekecek.
٣ Kova seti; kumları yemeye çalışmazsa belki bir süre kumda oynayabiliriz.
٣ Şapka; denize girerken veya plajda oyalanırken gerekli olacak.
٣ Havlu; plaj havlusu ve banyo yaptığında kurulamak için havlu.
٣ Kavanoz mamaları; otelin yemekleri ne şekilde yapılıyor, nasıl yağ kullanılıyor muamma olduğu için bebeklere uygun olan kavanoz mamalarını tercih edeceğim. Kahvaltısında ve gece yatmadan hazırladığım mamasında formül süt kullandığımdan otelde sıcak su olacağını umuyorum. O konuda sıkıntı yaşarsak diye yanımıza 1 paket keçi sütü alabilirim. Yoğurt olarak da baby-mix almam gerekecek.
٣ ACD vitamini; o kadar güneşe maruz kalıp D vitamini takviyesine gerek olur mu bilmiyorum ama yine de yanımızda bulunsun.
٣ Bezler, ıslak mendil,pişik kremi, çorap, battaniye, oyuncak, şampuan, bebe yağı, tarak,biberonlar diğer olmazsa olmazlar arasında.

‘Tedbiri elden bırakmamalı’ listemiz var bir de:

٣ Sinek ve böcek sokmalarına karşı jel
٣ Ateş ve soğuk algınlığına karşı şurup
٣ Ateş ölçer
٣ Serum fizyolojik burun damlası ve burun aspiratörü

Bu liste benim için de iyi oldu aslında. Cuma günü üzerinden geçip eksikler var mı diye bir baksam iyi olacak. Ne de olsa bizim eksiklerimiz değil onunkiler önem taşıyor.
Eğlenceli, sağlıklı, huzurlu, aksilikler olmadan geçiririz umarım Çeşme tatilimizi. Güzel geçsin ki çocukla tatil o kadar da zor değilmiş diye düşündürerek yenilerine zemin hazırlasın.

HB

21 Ekim 2010 Perşembe

ihtiyaçlar listesi...hamile arkadaşlarıma güzellik :)

Temizlik ve bakım

• Burun aspiratörü OTRİ BEBE, minikken kullanılmıyor aslında. ama daha sonra gerekli olacağından almıştım.
• Alt değiştirme yatağı ya da örtüsü Can bebenin alt değiştirme örtüleri var kullan at.süper.
• Hacışakir toz granül, bebeğin kıyafetleri ayrı yıkanıyor ve yumuşatıcı kullanmadan.
• Şampuan SEBAMED
• Bebek yağı SEBAMED
• Pişik kremi SEBAMED veya SUDOCREM
• Islak mendil UNI yenidoğan pamuk+su
• Tırnak Makası Chicco
• Tarak ve fırça,Chicco

Beslenme ve uyku

• Mama Sandalyesi; henüz almadım,oturmaya başlayınca gerekli olacak
• Cam Rende
• Biberon
• Emzik,bizimki sadece Avent'i beğendi
• Biberon ısıtıcısı, çok gerekli değil,ılık suda biberonun tutulduğunda içindeki ısınıyor
• Biberon Fırçası
• Biberon ve emzik hijyeni için sterilizatör, AVENT
• Diş Kaşıyıcı
• Emzik Kutusu

Banyo

• Bebek küveti,ayaklı olmasına hiç gerek yok.
• Başlıklı havlu, Bornoza gerek yok başlıklı havlu yeterli .İki tane en az olmalı.
• Maşrapa
• Küvet filesi Sevi bebenin ki ideal.. Kesin lazım oturana kadar kullanılıyor.
• Banyo süngeri
• Duş termometresi

Giyim

• Yeni doğan bezi ,Prima
• Body, Bol bol 0-3 ay.
• Tulum, kıyafet olarak en kullanışlı tulum. çünkü belinin açılma derdi yok.alt-üst takım yerine bol bol tulum öneririm.

• Pijama
• Patik ve çorap yün patikler 
• Eldiven,ilk zamanlarda gerekli fakat daha sonra dokunma duyusunun gelişmesi için kullanmamak lazım.
• Mendil, çok ama çok gerekli. fazlaca bulundurmak lazım.
• Şapka (başlangıçta penye) iki tane yeterli

• Yelek,v yaka penye yelekler güzel oluyor.
• Hırka

Odası
 
• Nevresim 
• Battaniye,birkaç tane lazım

• Uyku seti,yorganını hiç kullanmıyorum.yatak üzerinde aksesuar amaçlı aslında. nevresim takımı da yeterli olurmuş.
• Yastık ,çok alçak olmalı.

• Perde 
• Park Yatak,ben daha az yer kapladığından sepet kullanıyorum geceleri yatırmak için.
• Oyuncak sandığı,ilk etapta gerekli değil fazla.
• Kirli Torbası 
• Elbise Askısı
• Buhar Makinası ,soğuk buharlı olmalı. ben henüz almadım.ihtiyaç olursa alacağım.
• Oda Termometresi, ARZUM güzel ve fiyatı da uygun.


 
Anne

• Kolay emzirmenizi sağlayan önü açık gecelikler,2 tane olmalı. pijamadan daha kullanışlı.
• Gögüs Pedi LANSINOH

• Gögüs Kremi LANSINOH
• Emzirme Sütyeni (3-4 adet) ve emzirme atleti.
• Gögüs Pompası AVENT IQ,çok memnunum.
• Hijyenik pedler genelde hastane veriyor ama hastane çantasına bir paket atmak lazım
• SÜT POŞETLERİ lansinoh



Yolculuk

• Kanguru,kızım 3 aylık oldu daha 1 kez bile kullanmadım. evde duruyor sadece.
• Bebek malzemesi çantası, Çok özel bir çantaya gerek yok bir sırt çantası yeterli.
• Oto Koltuğu
• Bebek arabası
• Hastane çıkış seti, 1 TANE YETERLİ
• Önlük ,bizimki çok kusan bir bebek olduğundan çok kullanıyorum.

Popüler Yayınlar

Recent News